Gönderen Konu: Avcılık ve Çevreci feryatları....  (Okunma sayısı 207 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı A.Rauf KİBAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 805
  • Karma: 0
Avcılık ve Çevreci feryatları....
« : 21 Ocak 2019, 19:02:26 »
 BOLU-KIBRISCIK -SEBEN TOPRAKLARI DAHİLİNDE GÖRDÜĞÜNÜZ KEKLİKLER AV HAYVANI DEĞİLDİR.ONLARIN ÇOĞUNLUĞU BOLU'DA ÖZEL OLARAK YETİŞTİRİLİP ZEHİRLİ KENELERİN TOPLANMASINA KATKI SAĞLAMAK İÇİN DOĞAYA SALINMAKTADIR..O YÜZDEN KEKLİK AVLAMAYIN..ÇEVRENİZİ BİLİNÇLENDİRİN Kİ ONLARDA AVLAMASIN.........  ile ilgili sevdiğim bir arkadaşımın yazısına  yazmak zorunda kaldığım bir yazı.........Keklikleri öldüren asıl etken şu bomba yapımında kullanılan gübre keklik veya her hangi bir hayvan onu yem sanıp yediğinde anında ölüyor .. gübreleme yapılan tarlara çok iyi bir yağmur yağana kadar kuşları öldürürür, yağmur suları ile dereye akar oradada balıkları öldürür. artık keklik sülün avcı kulüpleri tarafından yetişririliyor ayrıca alınan harçlarda bu iş kullanılacak densede göstermelik bir mikter kullanılıyor 5 keklik salmaya konvoylarca brokrat gidiyor astarı yüzünden pahallıya geliyor ve doğa salınıyor,tarım yok göç kuşları yollarını değiştirdi, Kazların göç yolları AB .nin kaz yumurtalarını değiştirdiği için kazlarında yolları değişti ve kazın ördeğin göç yolu üzerindeki göller sulak alanlar tarım yapılmayan ülkemizde tarım alanı olsun diye planlı bir şekilde harita verildide sıradan dolduruldu . Bundan çevreciler hiçmi rahatsız olmadı .onca sulak alan kurududa çevreci neden buna avazlanmadı haberi olmadı mı acaba ve neden susutu? ...Fabrikalar hangi akibete uğruyor ise avlakta av hayvanlarıda aynı akibete uğruyor avcı bunu %100 müsebbibi gibi gösteriliyor avlakların geneli zaten yasak ve avbis diye bir uygulama var ki avcı ava zaten 5 senedir gitmiyor gidende çok kısıtlı gidiyor ..... Sülün çok yavaş bir hayvan artık sülünün doğal ortamda yaşaması zor hem avcılar hem tilki çakal ve tavşan dağlara bırakılan köpekler içinde çok kolay av bu çevrecilerin gözüne hiç batmıyor ,dağlardaköpekler 24 sahat avlanıyor . domuz karacaları yemeye başladı dı zira domuz popilasyonu çok aşrı arttırıldı .. yabancı avcılara avlaklar kiralanacak diye .. ayrıca eksik biliçli ve bakanlık takviyeli çevreci popilasyonuda özellik ile artırıldı ve öyle bir hal aldıki insana saldırmayı kolay av belleyen mezarları elleyen koruma altına alınan ayılar kadar insan korumaya alınmıyor , çevreci artık insan çok ayı az insan yese ne olura kadar geldiler ,her çatlak kafadan bir ses çıkar oldu devlet taktiği ile . Türkiyedeki avlaklar özel leştirilecek ve AB ülkelerine av yaptırılacak onun için harçlar ve zorluklar engeller yanında çevrecilik masa başı doğa hayranlarınada hat safhada gaz verilmekte artık belli sahatlerde köyden köye geçiş dahi tehlike nasılki avcılar belegelendi ve doğayı koruyacak olanda o avcılar olmalı hatta ormancı avcıyı değil avcı ormancı memuru denetler olmalı, çevreci doğa için birşeyler yapacak ki hariçten gazel atmış olmayacak . bir doğa sever avcı gecenin üçünde karda dağın tepesinde olur gider yabana yem verir ama ben bu güne kadar ne orada o sahatte bir memura hiiiiç ratlamadım ama dağda sırt çantasını naylon atık ile dolduran avcı ya rasladım attığ fişeği cebine koyanada al onu dediğimizde almayanda .. tüfek kalibresini düşüren avcı ise kıyamet gibi . sıkıyönetim zamanı av yasaklandı neden dağlar taşlar av hayvanı ile dolmadı artış oldu ama zannedilen kadar olmadı ..... NEDEN ....?
Ahmet Rauf KİBAR
1951 İSTANBUL


Çevrimdışı Kenan PAZARLI

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2700
  • Karma: -1
Ynt: Avcılık ve Çevreci feryatları....
« Yanıtla #1 : 06 Şubat 2019, 19:20:19 »
ah rauf abi ah herkes bunu biliyor ama işlerine mi gelmiyor nedir çözülemeyen matematik problemi sanki...
Kenan PAZARLI
B Rh + 1967 B.Çekmece İSTANBUL


Çevrimdışı M.Ali AKDAĞCIK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 503
  • Karma: 0
Ynt: Avcılık ve Çevreci feryatları....
« Yanıtla #2 : 26 Mart 2019, 02:35:19 »
 baz aldıkları konu aslen tahsilat,

160 bin belgeli avcı var olduğu söylenmekte.

masabaşı envalterler yapılıp oldu bittilerle geçiştirilmekte,

hatta bir mak toplantısında 3 yıl evveliydi yanlış değilsem bik mak görevlisi bölge temsilcisinin elindeki süperpoze tüfeği işaret ederek ''takoz var değilmi'' sorusu veya başka bir söylev ''tüfek boş değilmi'' gibi cidden gelen bu sorular konuyla nekadar alakadar ve konuya nekadar hakim oldukların gösteren işaretlerdir. işte o topluluk yasak kural kabahatler kanunu her neyse belirleyici merci olarak türkiyedeki avcılığın kaderini belirleyici kurallara imza atan yetkilierdir.

yoksa sizi beni onu sürdürülebilir avcılığı nebatatı doğayı korumak gerçek anlamda akademik değerlere dayalı olur doğa av yaban hayatı korunur avcılığın içerisinden gelen ayhak eski başkanı kamil üçbaş ''yalnız bırakıldım'' deyip istifayı basmazdı binbirtürlü ayak oyunları var işin içerisinde bu konudaki verdiği karşılıksız emek ve mesailerinden dolayı sn serhat Çelebioğlu beyefendiyi ayrıca anmak isterim konuyla alakalı olarak geçmişte ve halen olumlu yönde avcı ve bakanlık arasında zikzak yapan olumlu yönde gelişmelere imza atan bir kişilik sahibidir kendileri işigücü rast gelsin her memlekete onun gibi adam lazım ama nerede o toplum bilinci cahil kalmamız için iç ve dış kaynaklı her ne varsa üstümüze gelmekten bıkmıyor ve ardı arkasına gelip bitmek tükenmekte bilmiyor.

eee.. konu kalıyor bilinçli avcı bireylerine işte ustam neylersiniz,

kaç kişi attığı fişeğin boş kartuşunu arar bulur atarki cebine bu camiada allahın dağında meyve suyu şişesini taşır sigara izmaritini toplar naylon toplar kaç avcı yapar bunu bunları toplayıp yakıp başkasının alaycı gülüşlerine biz hep maruz kalırız ama biz kendimizi hep bilirizde bizi onlar bilemezler, ki kaldıki bakanlık denetimde kifayetsiz tamam fakat biz avcı milleti olarakta bilinçlenemezsek bakanlık her avcı başınada denetmen koyamaz evvela biz doğru yetişeceğiz işte o vakit denetmeni ormancıyı denetler pozizyona geliriz.

umarım insan olarak doğruyu biranevvel görüp müreffeh toplum adına ilerici adımlar atabilecek medeni bir seviyeye ulaşabiliriz benimkisi belki bu toplumda rüya ama ümitsizde yaşanmıyor ustacım.

en derin sevgi saygı ve hürmetlerimle selam ederim.
« Son Düzenleme: 26 Mart 2019, 02:39:55 Gönderen: M.Ali AKDAĞCIK »
Murat Ali AKDAĞCIK
1970 MERSİN

Çevrimdışı M.Ali AKDAĞCIK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 503
  • Karma: 0
Ynt: Avcılık ve Çevreci feryatları....
« Yanıtla #3 : 20 Nisan 2019, 14:12:29 »
 daha evveli 5/6sene evveli nerede benim kekliklerim diye bu Avrupa gübresi dediğimiz granül gübre nin dağ köylerinde ekinler buğday olarak toprağa atıldığında kar yağmadan evveli şahit olduğum bir konudur keklik veya yabandaki hangi kuş olursa olsun o gübreyi yem veya tohum veyahutta taş sanıp kursağa indirdimi o yaban hayvanı telef oluyor ölümüne sebep oluyor bir küren kekliğin vahim sonunu tarla civarında nasıl telef olduğunu capcanlı yaşayıp şahit olanlardanım hatta site üyelerimizden menderes remzi nur bu konuda merada rastladımmı ayağımla toprağa karıştırıyorum gibi imha yöntemine başvurduğunu hatta ilgili makam ziraat bünyesinde görev yaptığını ve bunun çiftçilerimize anlatıldığınıda paylaşmıştı ama nereye kadar gerekli makamlar etkili bir çalışma yapmadıktan sonra bu konu cehalet aşamasından bir basamak öne çıkamaz halk bu konuda % 50 nin altında cahil bilgi ve doğru uygulamaları toplumun her biriminde çıtayı üstlere taşıyamazsak biz bu cehaletin pençesinden bilinçli olarak kurtulamayız.

 kaldıki avcı yaban hayatına bir ömür boyu bir iki avuç granül gübrenin katledeceği kadar yaban hayvanını elindeki tüfekle katledemez düşüncesindeyim.

 esas etken biz etik avlanan avcılar olarak bilinmekte fakat bizi yöneten ilgili birimler bunu bildikleri halde kayıtsız kifayetsiz yetersiz tedbirler vs. adı her neyse onların desi bu iyi çalışıp işlerini layıkıyla yapsınlar oturduğu yeri iş yapmayan makamını meşgul etmesin her türlü imkan ellerinde işlerini bi zahmet layıkıyla yapsınlar .

 ama nerede o zihniyet üvey evlat muamelesi yaptıkları avcılar doğanın ve onların dostu ammavelakin göz lazım görmeye
'' beyin hazırdeiğlse göz görmezmiş '' cehaletin pençesinden bir an evvel kurtulmak temennisiyle.

bu vesile ile tekrardan selam ve saygılarımımı iletirim.
Murat Ali AKDAĞCIK
1970 MERSİN