Gönderen Konu: gündemdeki av ve avcılık  (Okunma sayısı 599 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı M.Ali AKDAĞCIK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 508
  • Karma: 0
gündemdeki av ve avcılık
« : 24 Mayıs 2015, 02:32:57 »
 yorum siz sayın okurlara ait,

 Ömer Borovalı 'nın paylaşım yazısıdır,

Temcit pilavı gibi hep aynı şeyi yıllardır söyleye söyleye bir hareketlenme başladı Ankara’da. Benim yazıları okuyan veya programlarımı izleyenler artık biliyorlardır ki ben “Ankara” dedim mi bu genellikle Orman Bakanlığı, Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Av ve Yaban Hayatı Daire Başkanlığı’nı kastederim. Yani konumun muhatabı kim ise o sırada bahsettiğim “Ankara” o makamdır.

Evet Ankara’da ciddi bir hareketlenme var. Ocak ayındaki HEDEF FORUM programımda da Av ve Yaban Hayatı Daire Başkanı Yaşar Türkleş bey’in söylediklerini hatırlayınız. Türkiye genelinde Orman Ýl Müdürlüklerine bir yazı gönderdik ve her ilde en az bir adet avlak sahası belirlemelerini ve bu sahaların içersindeki köylerle iş birliğine giderek envanter çalışmaları yapmalarını istemişti. Ayrıca, bu belirlenecek arazilerin içinde bulunan köy tüzel kişiliklerine veya kuracakları avcılık derneklerine bu avlakların işletmelerinin tahsis edilebileceğini ve bundan da Bakanlık olarak hiçbir para istemeyeceklerini söylemişti. (Yönetmelik, avlak işletmecisi, ihale kanununa göre avlak kiralayan kişiyi ifade eder diyor) yaşar bey nasıl tahsis edeceklerini bir anlatsa da herkes bilse.

Bu ifadelere zemin teşkil eden ve bakan oluruna sunularak onay alınmış olan çalışmayı önemli bir adım olarak gördüğüm için bu yazımda kısaca ele almak istiyorum. Kısaca diyorum zira henüz içi boş. Zamanla içi de doldurulacak, doğrular kalacak, yanlışlar geri çekilip düzeltilecek ve sonunda Türkiye için en uygun uygulama modeli bulunmuş olacaktır. En iyi niyetli yaklaşım ve tarifim budur. Tabii aynı iyi niyet bakanlıkta da varsa.

Bakan oluruna sunulan yazıda “AB mevzuatıyla uyumlu sürdürülebilir avcılığın sağlanabilmesi, 4915 sayılı Kanunda tanımlanan avlakların bir an önce tesis edilmesi ve avcılığın avlanma planları çerçevesinde belirlenen yıllık avlanma kotaları doğrultusunda yaptırılmasıyla mümkün olacaktır” denilmektedir.

Her bir il müdürlüğünün 2010-2011 Av Dönemi MAK kararında ilan edilmek üzere en az bir devlet avlağı veya genel avlak tescil etmeleri ve il müdürlüğü sınırları içersindeki tüm avlakların tesis ve tescil işlemlerinin 2015-2016 av döneminden önce bitirilmesi istenmektedir.                                                                                

AB’ne gireriz veya girmeyiz, ama kesin olan bu süreç içersinde avcılığımızın da doğru bir yola oturtulmasına Ankara’nın da bir çaba içersine girdiği ve aynı çabayı da biz avcılardan beklediğidir. Bu değişim adımının bizim için değil de Avrupa Birliği için atıldığı muhakkak. Ama umarım yıllardır çevreci yaygarasından çekinerek avcılar için yasak koymaktan, kısıtlama getirmekten başkasını getirmeyen bir yönetim, bu sefer de AB’ni uyutmasın. Ne de olsa kağıt üzerinde ne isterseniz onu anlatırsınız. Ama artık güçlenen avcılar, Konfederasyonları ile yargıya da başvuruyor. Bunun neticelerini belki de AB şemsiyesi altında almaya başlıyor olacağız.

AV MERALARI AVCILARA BIRAKILIYOR MU?

Bakandan sunulan ve olur alınan yazıda “Ülkemizde genel avlak veya devlet avlaklarının tesisi, tescili, işletilmesi ve işlettirilmesi hususunda il çevre ve orman müdürlüklerimizin izleyecekleri yol ve uymaları gereken usul ve kuralları belirlemek maksadıyla Ek-1’de sunulan metin hazırlanmıştır” denilmektedir.

Genel ve devlet avlaklarının tesisinde ilk etapta il müdürlükleri sınırları içersinde avcılar tarafından çok fazla talep gören av hayvanı türlerinin yoğun olarak bulundukları sahalara öncelik verilecektir.

Ancak bu şekilde Bakanlık ile avcılar arasındaki müşterek çaba ile avcılığımız da yasakçılıktan kurtarılacak ve çağdaş bir uygulamaya girmiş olacaktır diye düşünüyorum. Ama gerek söylemleri iyi dinlemek ve gerekse yazıları ve yönetmelikleri iyi okumak ve öyle değerlendirmek gerekiyor.

16 Mayıs 2004 tarih ve 25464 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ile Ýlgili Yönetmelik” 15.maddesinde Devlet Avlakları ve Genel Avlakların Ýşletilmesi ve Ýşlettirilmesi Ýl Müdürlüğü tarafından yapılır denmektedir. (Yani işlettirilmesi mümkün)                                                                                                                   Ancak aşağıdaki ifadelere bakılırsa Genel ve Devlet avlaklarını işlettirebilmek ancak statülerini Örnek avlağa dönüştürmekle olur deniyor. (Böyle bir hükme bir yerde rastlamadık.) Dikkatle okuyalım;

Bakan oluruna sunulan yazının ekindeki Ek-1 yazısının genel ve devlet avlaklarının yönetimi, işletilmesi, işlettirilmesi ve denetimi başlıklı 8.Maddesi’nde “Başka bir değişle, eğer herhangi bir genel avlak veya devlet avlağı özel veya tüzel kişilere kiralanarak işlettirilecek ise bu avlağa örnek avlak statüsü verilerek MAK kararlarından bağımsız olarak idarenin hazırlayacağı avlanma planı, idari ve teknik şartname doğrultusunda işlettirilecektir.” denmektedir.

Devamında da, “takdir edilir ki MAK kararları kapsamında avcılığın düzenlendiği genel ve devlet avlaklarının ihale ile özel ve tüzel kişilere işlettirilmesi yine MAK kararları ile olmak durumundadır ki MAK’ın böyle bir yetkisi bulunmamaktadır” deniyor. Bundan dolayı da yukarıda bahsedilen Ek-1 yazıyla Bakan’a sunumda da sınırları köylü avcılar veya dernek veya federasyonlarca orman il müdürlükleri ile belirlenecek genel veya devlet avlağı statüsündeki arazilerin envanter belirlemeleri ve avlanma planları yapılarak statülerinin örnek avlağa dönüştürülerek işlettirileceği belirtilmektedir.  

Öte yandan, aynı yönetmeliğin 3/s maddesinde “Avlak işletmecisi 2886 sayılı Devlet Ýhale kanununa göre...Bakanlıkça belirlenen şartname ve sözleşme hükümlerine göre avlakları işleten gerçek veya tüzel kişileri ifade etmektedir” denmektedir. Burada da hiçbir yerde yalnız örnek avlak arazileri işlettirilir  denmediği gibi üstelik genel ve devlet avlakları işlettirilir denmektedir.

Hani orman il müdürlüklerinin köyler ile birlikte belirleyecekleri 10.000-20.000 Hektar büyüklüğündeki arazilerin avlak olarak tahsisinde Bakanlık olarak hiçbir parasal talepleri yoktu? Hiçbir ücret talep etmeden bu arazilerin yapılacak planlamalar doğrultusunda av yönetimleri talepte bulunan köylere hiçbir ücret talep edilmeden verilecekti? Ýhalesiz arazi tahsisinin kanun maddesini bildirseniz de biz de öğrensek. Yoksa ihale kanununa göre muammen bedelsiz, depozitosuz, KDV’siz, gazete ilansız ihale de mi mümkündür? Bildiğimiz, ihaleye her şartnameye uyan girer ve teklif vererek ihaleyi de kazanabilir. Ne olacak o zaman köylülere bırakılacak avlak idaresi? Yoksa usulen ihaleye çıkarılıp 1 TL’ye mi kiraya verilecekler?

Görüşüm o ki;

-Bakanlıkça,  biz avcıların değişim önerilerine açık olduklarını ve bizi beklediklerini söylemekle, kendi istediğimiz sistem değişikliğinde görev biz avcılara verilmiş görünmektedir, yani topu bize pas etmiş görünmektedirler.

-Yukarıda bahsettiğim Bakandan onay alınmış yazı hiçbir detayı içermemektedir,

-Gerek Ocak ayında YABAN TV’de HEDEF FORUM toplantımızda ifade edilen ve gerekse 12 Mart 2010 tarihinde Ankara’da, Av ve Av Yaban Hayatı Konfederasyonu’nun yaptığı toplantıda hazır bulunan Milli Parklar üst yönetiminin avcılık federasyonları ve derneklerine orman il müdürlükleri ile işbirliği ile yer ve sınır belirlemeleri halinde avlak tahsisi yönündeki hiçbir ifadelerine Bakandan olur alınan yazılarda yer verilmemiş ve değişim avcı bakanlık işbirliğine dayandırılmamıştır. Halbuki Bakana sunum yazısında bahsı geçen “Avrupa Avcılık ve Biyolojik Çeşitlilik Belgesi’ndeki maddelerden biri de bakanlık avcı işbirliğidir. Ama yazıda bu belirtilmemiştir.  

-Örnek avlağa dönüştürülerek işlettirilecek sahaların ne şekilde tahsis edileceğine dair bir ifade yoktur.(Federasyon, dernek veya köy tüzel kişiliklerine tahsis ifade edilmemiştir)

-Avlaklarda popülasyon belirlemeleri yapılarak sezonluk avlanma sayıları belirleneceği ifade edilmekle beraber, bu avlanma planlarının avcı işbirliği ile yapılacağı ifade edilmemektedir.

-Göçmen av kuşlarıyla nasıl envanter çıkaracak, Avrupa’nın hiçbir ülkesinde hiçbir limit olmaksızın avlanabilen göç kuşları bekçiliğini bırakmayan MAK kararlarını bir kenara itip, tahsis edilen avlaklarda göç kuşları avcılığı nasıl düzenlenecek?

-Yalnız, Orman Ýl Müdürlüğü ile örnek avlağın bulunduğu saha içindeki köylerin il müdürlüğü ile aralarında yapacakları bir protokol uyarınca Genel Müdürlüğün her yıl belirleyeceği bir oranda köylere Örnek avlak kirasından bir pay verileceği ifadesi yer almıştır ki, bu uygulama halen de vardır ve sistem değişiminden ve av sahalarının avcılara tahsisinden kasıt bu değildir. Avcılığın yönetimi avcılara bırakılmamaktadır.

-Þu sırada çeşitli şirketlerin işletmesinde bulunan 29 Örnek Avlağın durumu ne olacak? Bir taraftan hiçbir bedel istemeden av sahalarını av kuruluşlarına ve köylere tahsis edeceğinizi söylüyorsunuz, diğer taraftan bu örnek avlakları taahhüdünden önce bırakanlara da ceza uyguluyorsunuz. Bunu nasıl çözeceksiniz?

-Türkiye’nin avcıları Bakanlıktan doğru ve dürüst açıklama bekliyor. Ne yapmayı amaçlıyorsunuz?

Bakana sunumda, avcılık, av turizmi ile ülke ekonomisine ve yöre köylüsüne ekonomik katkı olarak sunulmaktadır. Avcılık sürdürülebilir bir oluşum olarak ele alınmalı, bunun en üst düzeyde temini için parasal değerler oluşturulmalıdır. Turizm için avcılık yapılanması yanlıştır. Öncelikle kendi vatandaşımız en üst düzeyde av hizmetine kavuşturulmalı, bu hizmetin parasal gereği olarak yerli avcımızın istifadesinin yanı sıra bir alternatif olarak kısmi av turizmine imkan tanınmalıdır.

Para hiçbir şekilde amaç değil araç olmalıdır avcılığımızın en iyi düzeyde sürdürülmesi için. Ama ne yazık ki, görülüyor ki av turizmi bakanlık nezdinde ön plana çıkarılmakta, avcımıza hizmet bir kenara itilirken, kendi avcımıza kısıtlanan büyük avlarımız turist avcılara öncelikle satılmaktadır. Av turizmi kapsamında Türk avcısına kotalarda gene hem sayı az hem fiyatlar fahiş.

Hareketlenen av sisteminde değişiklik arayışları içersinde bu ve buna benzer sorularımız, tereddütlerimiz ve çekincelerimiz sürüp gitmekte.

MAK NE OLUYOR?

Av ve yaban hayatı dairesi yetkilileri ile ikili görüşmelerimizde, tahsis edilecek av sahalarında MAK kararlarının tahsis edilecek avlaklarda hükmü olmayacağı belirtilmektedir. Avcılık kuruluşları ile bir mutabakat sağlanabildiği takdirde ve ancak o sahalarla kısıtlı kalmak üzere MAK kararlarının hükmü olmayacağı aşikardır. Yani 3 gün kısıtlaması da, günlük limit de, daha bütün kaideler de o bölgenin işleticisi durumunda olan av bölgesinin tahsis edildiği avcılık kuruluşu veya köy tüzel kişiliğinin orman il müdürlüğü ile birlikte hazırlayacağı avlanma esasları ve planı çerçevesine olacak.

Pekiyi bu av sahalarında avlanmak paralı mı olacak, bir av merasına günde kaç avcı girebilecek, bölge dışından gelen avcı ne şartlarla avlanabilecek, yerel, o bölgenin avcısı ne şartlarla avlanabilecek, avlanmayı kim kontrol edecek, bu av bekçilerine maaşını kim verecek, bölgeye hizmet amaçlı sürdürülebilir bir avcılık hedef alındığına göre av üretimi için para kaynağı nereden gelecek, aynı av sahası içindeki köyler arası av merası sınırları nasıl belirlenecek, her ne ad altında olursa olsun avcıdan alınacak paranın hangi köye ait olduğu nasıl belirlenecek, vs.vs daha birçok soru geliyor akla. Bütün bunların konuşulacağı zaman ne zaman derseniz, ben bilmiyorum. Bilen varsa beri gelsin.

Ama bildiğim bir şey var, Ankara’nın bu söylem ve adımını en iyi niyetle olumlu karşılarken, temkin ve şüpheyi de bir türlü elden bırakmayalım diyorum.

Þu sırada gene TBMM koridorlarında dolaşan bu hükümetin 2003’de kendi çıkardığı 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununda değişiklikler yapan tasarında olduğu gibi, avcımızın en ağırına giden Maliye Bakanlığı Avcılık Belgesi vize harcının kaldırılmayışı bizi sözde sahiplenen Çevre ve Orman Bakanlığının biz avcıların lehine hiçbir çalışma yapmadığının göstergesidir.                                                    Yeni taslakta asli üye sayısı 21’den 25 çıkartılan MAK da ayrı bir iyi niyetten şüphe konusu benim için. Bütün çağdaş ülkelerde av kararları alan komisyonlar, avcılık kuruluşları temsilcileri ile, ilgili bakanlığın ilgili dairesi arasındaki üyelerden teşekkül eder. Bu görevliler, üniversitelerin av ve yaban hayatı bölümlerinden mezun işi ve bilgisi av ve yaban hayatı yönetimi olan kişilerdir. Bizdeki gibi jandarma, polis (yeni asli üye), bitki koruma uzmanı, veteriner, orman fakültesi, Orman gen.md.lüğü temsilcisi gibi kişiler avcılık komisyonlarında üye falan olmazlar, av komisyonu, onları ilgilendiren bir husus olduğunda gerektiğinde onların bilgisine baş vurur ama hiçbir zaman kararda oy hakkı olan kişiler değildir yalnız danışman olabilirler.

Bu yazıyı hazırlarken bir yanlış yapmamak için Av Komisyonları ile ilgili Yönetmeliği tekrar okudum da, yönetmeliğin tamamının komisyonların ava nasıl yasak ve kısıtlama koyabileceklerine ayrılmış olduğunu bir kere daha görmüş oldum. Avcıya ve yaban hayatının geliştirilmesine nasıl hizmet verilebileceğine dair tek bir kelime ve bilgi yok. Ümit ederim bu kafalar da değişmektedir.

Çevre ve Orman Bakanlığının, Maliye Bakanlığında olduğu gibi Ýçişleri Bakanlığı nezdinde de biz avcıların haklarını korumasındaki tutumuna baktığımızda yukarıdaki kanaatimin değişmemesi için çok sebebim olduğu ortadadır.

Neyse daha fazla uzatmadan bir son vereyim bu yazıma. Zira uzadıkça gene eski ezeli yaralar deşilmeye başlıyor.

Bakanlığın, avlakların avcıların idaresine bırakılarak çağdaş bir hamle yapma görüntüsünü takdirle ama temkinle karşılıyorum. Vatana ve millete hayırlı uğurlu olsun, avcılığımıza ve yaban hayatımıza da sağlıklar getirsin diyorum.

Bu avlakların avcılara tahsisi mevzuu ile ağzımıza bir parmak bal çalarken öneri bekliyoruz diye bizi oyalamaya alıp bu senenin MAK kararlarını da Bakanlığın önceden hazırlamış olacağı gibi aynen geçireceğinden hiç şüpheniz olmasın. Tabii biraz izan ve insaf sahibi ise geçen yıl illa Domuz sürek avını yasaklayan muhterem, belki bu sene o sürek yasağını kaldırır. Gördüğü gibi Türkiye’nin her yerinde avlak falan kiralayamadılar. Belki de bu sene biraz daha, yasaklarıyla yarattıkları kaçak avcı toplumunda avcı yakalamanın marifet olmadığının idrakine vararak, biraz daha avcıya hizmet götürmenin kapısını aralayacak bir kaç karar çıkartırlar. Yani, aynı tas aynı hamam, devam. Umarım ben yanılıyorumdur.

Bekleyelim görelim.




konu netten bilgi amaçlı alınmıştır.

 kaynak yaban haber.
« Son Düzenleme: 24 Mayıs 2015, 02:43:23 Gönderen: M.Ali AKDAÐCIK »
Murat Ali AKDAĞCIK
1970 MERSİN

Çevrimdışı Ali ALTINKAYA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1809
  • Karma: 0
Ynt: gündemdeki av ve avcılık
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2015, 02:17:49 »
acizane olarak belirtmeliyim ki; bu köy tüzel kişiliklerine paraayrılması konusu ilk 1989 da tarafımdan yazıyla bildirildi. daha sonra 4-5 sene önce olabilir; Antalya'da dkmp müdürlerinin katıldığı fikir ürettiği bir seminere telefonla katılımım oldu. gene burada konu bahsedilmiş akabinde  : yeni avcılık sistemi : diye istanbulda tanıtımı yapılmış, avcılarımızdan büyük tepki almıştı. köylü ile avcıyı karşı karşıya getireceksinizde toplanmıştı bağırışlar. halbuki burada amaç avı ve doğayı etkin şekilde korumayı amaçlamaktadır. avlanmamayı değil; avcıya bol av vurdurmaya yöneliktir. nasıl düzenleyeceğimiz hususunda ise hiç bir avcımızdan ses çıkmamıştır. ben şahsen 8 sene önce böyle bir avlak işletmeciliğinin yapılabileceğini öğrendim. ama sistem nasıl işleyecek belli olmadığından girişimimiz olamadı. umarım bedava olur, hatta envanter arttıkça para ödülü de vrilecek şekilde bir düzenleme yapılır.  :) :) :)
Ali ALTINKAYA
AB Rh - 1952 Yenipazar AYDIN              www.yenipazarav.org

Çevrimdışı M.Ali AKDAĞCIK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 508
  • Karma: 0
Ynt: gündemdeki av ve avcılık
« Yanıtla #2 : 27 Mayıs 2015, 15:11:42 »
acizane olarak belirtmeliyim ki; bu köy tüzel kişiliklerine paraayrılması konusu ilk 1989 da tarafımdan yazıyla bildirildi. daha sonra 4-5 sene önce olabilir; Antalya'da dkmp müdürlerinin katıldığı fikir ürettiği bir seminere telefonla katılımım oldu. gene burada konu bahsedilmiş akabinde  : yeni avcılık sistemi : diye istanbulda tanıtımı yapılmış, avcılarımızdan büyük tepki almıştı. köylü ile avcıyı karşı karşıya getireceksinizde toplanmıştı bağırışlar. halbuki burada amaç avı ve doğayı etkin şekilde korumayı amaçlamaktadır. avlanmamayı değil; avcıya bol av vurdurmaya yöneliktir. nasıl düzenleyeceğimiz hususunda ise hiç bir avcımızdan ses çıkmamıştır. ben şahsen 8 sene önce böyle bir avlak işletmeciliğinin yapılabileceğini öğrendim. ama sistem nasıl işleyecek belli olmadığından girişimimiz olamadı. umarım bedava olur, hatta envanter arttıkça para ödülü de vrilecek şekilde bir düzenleme yapılır.  :) :) :)
 


sayın ali ustacığım,

amaç doğayı avı avlağı korumak olsa bugün bu kadar kaosu yaşamaz ve  bu çarpık noktaya gelmemiş olurduk,..

 8 sene öncesi malumatınız olduğu, avlak işletmeciliğinin neredeyse sır gibi saklanması bakanlığın sadece ankarada açılan kursla sertifika dağıttığı sessiz sedasız pekte duyurulmadan verilmesi hatırlarsanız avcı kılavuzu kursu misali sesizce yapılanmalardı ama kimseden yine tepki yok, hatta bu konu ile ilgili dernek başkanımla bir mizahi ama gerçek düşüncelerimizde sohbete konu olmuştu '' 2 durumu iyi üyeme bu belgeyi aldıracam yarın birgün bu özel avlaklar derneklere işletme vaadi var verilirse dernek üyesi tarafından işletilsin birde ruhsata yüksek bedel ödemeyelim'' diye söyleşip gülüşmüştük.

bekleyip yaşayıp görürüz belki belki bizden sonrakiler görür kimbilir.

saygılarımla mersinden selam eder ellerinizden öperim ustacım.
Murat Ali AKDAĞCIK
1970 MERSİN