Gönderen Konu: GÜRLEYEN BORU XLR5’E LAF ÇOK, ALLAH’IN SOPASI YOK…….. MU?  (Okunma sayısı 1636 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Oğuz BABAÇOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 1701
  • Karma: 0
Hafta içi Bayram Başkan soruyor. “Geçen hafta çok güzel av yaptık. Bu hafta  Ýç Anadolu’ya av yolculuğu var, geliyor musun?” Moralimin gerçekten çok bozuk olduğu ev düzenimin bozulduğu anda gelen bu teklife önce kendi sorunlarımla milletin de tadını kaçırırım kaygısıyla hayır, dedim.  Çünkü köpek bakacak yerim olmadığı için pointer iti Cesi’yi Çandarlı’ya Suat Abi’nin yanına göndermiştim. Malum köpeksiz av gereksiz avdı. Fakat ilerleyen günlerde yeni bir ev bulmam ve evi hızla donatmam sayesinde keyfim yerine geldi ve  ava gitmek istediğimi söyledim. Ne var ki Kontenjan dolmuştu. Çok üzgündüm. Beni çok yakından tanıyan Bayram Başkan geçirdiğim zor günleri de düşünerek bu avın moralime iyi geleceğini düşünerek ve biraz da imkanları zorlayarak, araba sayısını ikiye, avcı sayısını sekize çıkararak adeta benim için bir kontenjan yarattı ve hayatımın en güzel avlarından biri olacak olan bu ava beni de dahil etti. Sevincim adeta tavan yaptı. Oraya iki günlüğüne gidilecekti. Bu yüzden perşembeden hazırlıklar başladı…
    Cuma akşamı yola çıktık. Nöbetleşe araba kullanma sayesinde uyku ikmallerini arabada yapmıştık. Uzun bir yolculuktan sonra sabaha karşı av yerimize ulaşmıştık. Sabah biraz sis vardı ama  Cahit’in yaptığı tarhana çorbası da bizi kendimize getirdi.
   Sis hafiften dağılmaya başlayınca dağa tırmanmaya başladık.
    
   Çoban kardeşimiz sağ olsun hem keçi güdüyor hem de bize mihmandarlık yapıyordu. Doğrusu ben böyle şey görmedim. Keçileri öyle eğitimliydi ki av boyunca av köpeği gibi hepsi 300 metre arkamızdan geliyordu.
   Meramız çok genişti ve sezon başından beri çok avlandığı için yabancı bir kişinin burada bilmeden avlanması ve kuş bulabilmesi imkansızdı.
    Sekiz kişi meraya dizildik. Çil keklik avlamak istiyorduk. Çoban arkadaşımız çillerin çok yukarılara çekildiğini lakin oraya kadar 3 km yürümemiz gerektiğini söyledi. Kondisyonumuzun yeterli olup olmadığından şüphe ediyordu. Bayram Başkan sen merak etme gibisinden bir göz kırparak gülümsedi. Çünkü grupta Kötü Cahit gibi bir dağ parsı, öte yandan iki eküri Ahmet ve Oğuz Hoca gibi isimler, bir de veteriner Hüseyin gibi kendi deyimiyle “etleri dağılıncaya kadar yürüyen” bir kardeşimiz vardı.
   Bir dere içinden tırmanırken Veteriner Hüseyin kardeşimizden tüfeğini istedim. “Hüseyin, ver bakayım şu meşhur XLR5’i de bir bakayım.” dedim. Ağırlığını yokladım gayet hafif, aynı zamanda zarifti, ama sonuçta bir tüfekti. Bu kadar abartmaya gerek yok, diye düşünmeye başladım. “Geçen haftalarda bu tüfek için o kadar çok kişiye internet üzerinden bilgi verdim ki anlatamam. Ne tüfekmiş be! Ama en nihayetinde bir tüfek…” Hüseyin de “Abi tüfek deyip geçme almak isteyene dört kağıt sıkışıyor.” diye ekledi. “Bir tüfeğe o kadar para verilir mi ya! Bak benim Yıldız su borusu gibi …tlye almayanı dövüyorlar. Çevirdiğim gibi düşüyor, hiçbir şey de kaçmıyor…” dedim. Demez olaydım. Çünkü ben şunu bilirim. Avda büyük konuşmak çok kötü bir şeydir. Böyle konuşanın hali hep perişanlıktır.
   Benim Ispartalı bir arkadaş var. Kışın 32 gr fişek kullandığımı söylemiştim. Dedi ki “Abi sen ne yapıyorsun ben de Yıldız kullanıyorum yaz kış 30gr. dan şaşmam.” dedi. Ben de ona uyup 30,5 gr fişekleri aldım. Bu sıkılar benim yaz sıkılarıdır. Lakin vurur diye düşündüğüm için başka da fişek almadım.
  Dağın zirvesini bulduk. Ekürim Ahmet gurubun en sağ tarafında kurzhaar iti Tarçınla çilleri basıp dağıtmış. Derenin içine doğru uçtuklarını görmüş ama tam olarak nereye gittiklerini  görememiş. Neyse dizildik, dereye doğru inerken biz aşağı gittiklerini sanıyoruz meğer çiller daha yakına konmuş. Ahmet ve Hüseyin  çillerin içine girdiler, kuşlar tabir yerinde ise çil yavrusu gibi dağıldı. Ýlk patlayan tüfeklerden sonra ikisinin kıvrıldığını gördüm. Ahmet ve Hüseyin birer tane indirdiler. Bir tanesi de benim üstüme doğru balonladı. Ýyice gözledim. Dan dun! Keklik gitti. Uzak uzak Bayram başkan yapıştırdı kuş ileriye düştü. Yolunda gitmeyen bir şey vardı. Ýyi gözlememe rağmen kuş düşmemişti. Herhalde sorun bende diye düşündüm.
    Düştük kekliklerin peşine. Sağdaki sırta sarmıştı keklikler Buradan ilk kalkışa Yine Ekürim Ahmet ilk sıkıyı yapıştırdı. 5-6 keklik kalkmıştı. Ben de orada kuşlar yeni kalktığı için tüfeği gayri ihtiyari omzuma aldım. Keklik 5 metre önümden bir parlayıvermesin mi? Farrrr! Omuzumdan tüfeği indirip tetiğe dokundum ama salise farkıyla Tan, Tan iki sıkı arda arda patladı. Kuş ilk sıkıda vurulmuştu. Kötü Cahit yukarıdan Ýyi Kötü Çirkin filmindeki Çiko gibi gülümsüyordu. Kuşu o vurmuştu. Kuşu aldık yürürken bana Hoca şu çukuru boş geçme dedi. Bana göre kuş için çok müsait bir yer olmadığı için pek de güzel gezmedim. Bunu gören Cahit geri dönüp orayı yoklarken keklik fırladı. Farrr! Dan Kötü Cahit onu da indirdi.


  (Ýlk gün mola sonrası Bayram Başkan Çil kekliklerle birlikte)
   Bir baktım pointer iti ÞÝla fermada. Hüseyin’in önünde ama başkasının köpeği diye arkasına gitmedi. Bir keklik kalktı, atamadı.Bayram Başkan bağırıyor “Gitsene, boş bırakma arkasını” Ýkincisi fırladı atamadı. 10 adım yürüdü. Sonuncusu kalktı, uzak uzak ateşledi bizimkisi Fabarm XLR5’i. Keklik kıvrıldı kaldı.
    Yürüdük. Uzaktan uçan bir kınalı keklik tam üstüme gelirken beni görmesiyle biraz sağdan 30-40 metre soluma döndü. Dan dun! Gitti. Aksilik vardı, işler yolunda gitmiyordu.
    Ýlerden Bayram başkan bir keklik uçurdu. Ardından iki sıkı patladı keklik yere çok sert bir iniş yaptı. Düşündüm ki keklik düştü. Bana çok da yakın. Alayım diye giderken Kurzhaar iti Tarçın fermaya çakılıverdi. Ölü kuşa ferma yapıyor dedim ama keklik aniden parlayıverdi. Farrrr! Dan dun gitti.! Sinirden içime kan oturdu resmen. Millet sapır sapır keklikleri vuruyor, ben boyuna kaçırıyordum. Dedim ki kuşlar uzak kalkıyor. Þokları değiştireyim bari. Tüfeği  boşaltıp bacak arama sıkıştırdım. Þokları değiştiriyordum. 8-10 metre yanımdan sen iki keklik fırla. Farrr! Atamadım. Kahroldum.      
     Keklikler dereye kondu. Düştüm peşlerine 200- 300 metre indim. Bir çukura geldik. Çoban arkadaşımız “Onun içine mutlaka bak, konmuştur.” dedi. Dediği gibi de çıktı. FArrr! Üç tane kalktı.  Kekliğin burnunda gezdiriyorum. Dan dun! Gitti. “Yuh be yav. Sanki içinde hiç saçma yok. Bu kadar mı olur ya.” Kahroluyorum. Çünkü tüfek bu yüksek rakımda ve de soğuk havada sıkıyı beğenmemişti.
   Artık arabaya dönüyorduk. Þila iti sağ  tarafımda fermaya çakılıverdi. Bas demeye fırsat vermeden tavşan fırladı. Köpek de arkasından. Köpekle tavşanın arası kapanmadan sıkıyı yapıştırdım. Mesafe yaklaşık 20 metre. Tavşan bir takla attı, kalktı yaralı gidiyor. Allah’tan Þila var ki koşup yakaladı ve gitmesine müsaade etmedi. Sinirlerim boşalmıştı. Bu ferma moralimi az da olsa düzeltmişti.
 
  
  (Cumartesi günü vurduğum tavşan. Bayram Başkan da dedi ki:” Hoca, Þila sana olan borcunu ödedi.” Bunun için Þila’ya binlerce kez teşekkür…)
  
Sıkılar kesmiyordu. Herkes benim atışımdan şüphe ediyordu ama ben çarenin 32gr. Remington’da olduğunu biliyordum ama yanıma onlardan hiç almamıştım.
  Sen el alemin tüfeğiyle dalga geç. Bir de ben şöyle atarım , böyle düşürürüm diye böbürlen. Üstelik Hüseyin kardeşim de iki keklik bir tavşan vursun, bir de Allah’ın sopası yok, derler. Al işte sana ders olsun…



  Bayram Başkan eve varınca bana çantasından çıkarttığı Rc 33 gr. fişeklerden 5-6 tane verdi. Çantayı kurcalarken bir tane Remington’un olduğunu fark ettim. Derken yeleğin arkasından bir tane daha çıktı. Başka bir şeye bu kadar sevinilemez herhalde. Akşam mangalımızı yaptık,


Bayram Başkan Mangal başında

çayımızı içtik.


Yorucu bir av sonrası uyku ve çay keyfi bir arada
  Pazar günü sabah erkenden geç dağılan sisle beraber tekrar meradaydık. Bu sıkılarla boş geçmem mümkün değildi. Bir sırtın en tepesine çıkmıştım. Aşağıdan ardı ardına tüfekler patladı. Alay tepeye konmuştu. Yürü babam yürü kayalıklar da çok müsaitti. Bir çukura geldik. Burası tam yeriydi. Sağa sola taş attım ama kalkan yoktu. Israrla bekledim. Yer çok müsaitti. Hatta inerken adımlarımı bile itinayla her saniye kalkabilecek şekilde atıyordum ki kuş kalkınca anında yapıştırabileyim. Sezgilerimde yanılmamışım. Farrr! Ýlki fırladı. Biraz saldım Remington’u yapıştırdım. Dan! Keklik tek sıkıda kıvrıldı kaldı. Kuşu aldık devam.
    Bir vadinin içine geldik. Bayram Başkan tepeden kuşu kaldırdı, karşı yamaya doğru bir sıkı bir şey yok. Ýkinci sıkıda kuş kanatlarını kastı. Ýlerideki bir çalıya düştü. Ben Bayram Başkanı yönlendirdim. Þu çalıya düştü diye ara ara ama nafile keklik kaymış. Başkan sırtta kayboldu. Diğerleri de yürüdüler gittiler. Ben yalnız kaldım. Ýleriden iki kekliğin kalkıp derenin içine doğru gittiğini gördüm. Düştüm peşlerine. Tam güzel bir yere geldim diye düşünürken ileriden biri fırladı. Uzaktı, atmadım. Ya diğeri Farrr! Yanımdaymış. Dan aşağıda…
   Arabanın yanına varmak üzereydim. S4’ler vardı tüfekte. Neyse ki Remingtonlar işini görmüş, keklik limitini doldurmuştum. Arabaya dönerken yola insem mi inmesem mi diye düşünürken ayağımı attığım yerden Fart  koca tavşan  fırlamasın mı? Uzatıp gezdirdim. Dan o da aşağıda. Böylelikle limitlerim dolmuştu.
  Tabi grupta bir sürü kuş ve pek çok tavşan vurulmuştu. Bir araya gelip fotoğraflarla günü ölümsüzleştirdik.
 Dedem Korkut gelip boy boyladı, soy soyladı. Av avlayıp kuş kuşlayanlara şu maniyi düzdü.
                                   Hoca, şunu aklına iyice sok
                                   Sık övünenin başına gelen çok
                                   Hep vururum deyip böbürlenme
                                   Bir de derler Allah’ın sopası yok.
Deyip gitti.
      
     (Cumartesi avı ile birlikte Pazar günü vurduklarımız bir arada. Avımız limitler dahilindedir.)
     Gelelim çok küfür edip kulağını çınlattığım için adını anmayacağım Ispartalı arkadaşaaa… Sordum sen 30 gr. atıyorsun da hangi fişeği kullanıyorsun, dedim. Meğer vatandaş Winchester Gb kullanıyormuş. Yuh be ya. Adam marka belirtmez mi! Ne küfür yedin bir bilsen…
        Başka bir hikayede görüşmek ümidiyle şimdilik, kalın sağlıcakla… ;)
« Son Düzenleme: 25 Aralık 2014, 23:58:52 Gönderen: Oðuz BABAÇOÐLU »
Oğuz BABAğOğLU
A Rh + 1971 DENğZLğ

Avcğlğk: Kğrk gğn taban, bir gğn y

Çevrimdışı Ali ALTINKAYA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1809
  • Karma: 0
Ynt: GÜRLEYEN BORU XLR5’E LAF ÇOK, ALLAH’IN SOPASI YOK…….. MU?
« Yanıtla #1 : 26 Aralık 2014, 01:17:19 »
hocam ne güzel bir av yeriymiş. burada fişeğe gerek  yok ;  :) :) :) :) :) ama s4 leri beğenirim. iyi fişeği hangi tüfek olursa olsun yer, genelde. bu havalarda 33 gr, 6-7-8 avına göre kullanabilirsin. sağlıcakla, muhabbetle, bereketle rasgele.  ^-^ ^-^ ^-^ ^-^ ^-^ ^-^ ^-^
       bu arada yeni evinde de güle güle otur. Bayram başkana da geçmiş olsun, mala gelen cana gelmesin, önemli olan kendisi, slm herkese.
         
Ali ALTINKAYA
AB Rh - 1952 Yenipazar AYDIN              www.yenipazarav.org

Çevrimdışı M.Ali AKDAĞCIK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 508
  • Karma: 0
Ynt: GÜRLEYEN BORU XLR5’E LAF ÇOK, ALLAH’IN SOPASI YOK…….. MU?
« Yanıtla #2 : 26 Aralık 2014, 15:20:55 »
 evvela yeni evini hayırlar ve nice güzel av günlerine çolunla çocuğunla av partnerinle 10 numara ağız tadında ve sağlıkla güzel bir hayat sürmeni temenni ederim.

 av meşakkatli iş, fotolar ortak çektiğimiz rezil uyku ve yorgunluğu çok güzel anlatıyor ellerine sağlık , oğuz hoca pusuda foto pozizyona girdimi yakalıyor affetmiyor, ne istedin uykudaki adamlardan hocaaaaam,.. meşur oldular şimdi ;D

 güzel ve yorucu olmasına rağmen tetik kestinmi ne dert kalıyor ne keder, çekmeyen bacaklar bile dört çekerli arazi jipi willys ile yarışa geçiyor yeterki av kendini göstersin nasipse çantada değilse doğada bekliyor,..

 önemli olan ağız tadında kazasız belasız dostluk harmanıyla yoğurmak hamuru, mayasını tutturdunmu işin sonrası tadından yenmez kes kes ye,.. allah bin bereket versin.

 hocam sen sen ol , bilmediğin çarıkla yürüyeceksen çantana eski çarığınıda al .

hayat bir deneyim neticede, hemen hemen hergün birşeyler öğretiyor bize.

herşeyin gönlünce olmasını temenni eder mersin den selam ederim.

saygılarımla.

Murat Ali AKDAĞCIK
1970 MERSİN

Çevrimdışı A.Rauf KİBAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 805
  • Karma: 0
Ynt: GÜRLEYEN BORU XLR5’E LAF ÇOK, ALLAH’IN SOPASI YOK…….. MU?
« Yanıtla #3 : 26 Aralık 2014, 21:35:54 »
Valla Oğuz hoca ne diyeyim çok iyi av yapmışsınız diyeceğim ama ben öyle avcılık istemeyeyim . ;)

O ne ya, av iyi güzel ama o perişanlık var ya valla gözümü korkuttu . Galiba başladık ihtiyarlamaya .

Anadolu da biz sizi arka bahçede avlanıyorsunuz gibi yorumluyoruz ama arka bahçede avlanan biz oluyormuşuz  meğer .

O uyuklama foroğrafı çok dokundu bana . Þimdi Ýstanbuldayım Köye gittiğimde bunları göstereceğim onlara .Avcılık nasıl oluyormuş .

Araba ile getiriyoruz bizim postayı  ava çamurda indirmişim diye kafa tutuyorlar bana .

Bazan benim evin Garajın damından kopoy bıraktığımız oluyor  domuza Av yemeklerini masada yiyor çayımızı varendada içiyoruz da hala halimizden şikayet ediyoruz .

senin anlayacağın  sosyete avcısı olduk  artık tahtıravan ile  gidiyoruz  Ama hala bizim takıma yaranamıyoruz . ;D ;)


 SAYFAYA YAZI ATAMIYORUZ KÖPEKLERÝMÝZÝ AZLI PARÇALADI BÝR ÖLDÜ ÝKÝSÝ PARAMPARÇA AMA ÝYÝ OLUYORLAR DÝKÝÞLER BAÞLADI KURUMAYA, BÝRÝNÝN  BACAÐI GEÇEN SENEDEN PLATÝNLENMÝÞTÝ . BU SEZON PEK ÝYÝ GEÇMÝYOR AMA BALIK ÇOK ÝYÝ BALIK LARI EVE TAÞIRKEN AÐIRTTIM BELÝMÝ ÖYLE ÇOK YANÝ . ;D ;D

MÜKEMMEL AV AVCILIK OLMUÞ . ^-^



Ahmet Rauf KİBAR
1951 İSTANBUL


Çevrimdışı Ömer SܓMER

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 3575
  • Karma: 0
Ynt: GÜRLEYEN BORU XLR5’E LAF ÇOK, ALLAH’IN SOPASI YOK…….. MU?
« Yanıtla #4 : 28 Aralık 2014, 12:06:58 »
Eh be hocam, nerden buldun bu 30 senelik resimleri? :):):)
Boyle avlar kalmis mi memlekette.
Hani avlari gorunce birden kendimi Alaska'da zannettim.

Sahane manzaralar, sahane grup, sahane avlar.
Tebrikler ve Florida'dan selamlar.
Ömer SܓMER
B Rh + 1967 Alaska ABD


Çevrimdışı Şaban TERECİ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4310
  • Karma: 0
    • AYTAÇ İNŞAAT REKLAM TANITIM ve YAPI ELEMANLARI
Ynt: GÜRLEYEN BORU XLR5’E LAF ÇOK, ALLAH’IN SOPASI YOK…….. MU?
« Yanıtla #5 : 29 Aralık 2014, 18:01:12 »
RASTGELE HAYIRSIZLAR DAÝM OLSUN
Şaban TERECİ              
A Rh + 1965 İSTANBUL

Çevrimdışı Oğuz BABAÇOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 1701
  • Karma: 0
hocam ne güzel bir av yeriymiş. burada fişeğe gerek  yok ;  :) :) :) :) :) ama s4 leri beğenirim. iyi fişeği hangi tüfek olursa olsun yer, genelde. bu havalarda 33 gr, 6-7-8 avına göre kullanabilirsin. sağlıcakla, muhabbetle, bereketle rasgele.  ^-^ ^-^ ^-^ ^-^ ^-^ ^-^ ^-^
       bu arada yeni evinde de güle güle otur. Bayram başkana da geçmiş olsun, mala gelen cana gelmesin, önemli olan kendisi, slm herkese.
         

Saol Ali Abi ama sanki tüfek onu da azıcık sevmedi gibi. Ne olursa olsun Remington'u istiyor... :)
evvela yeni evini hayırlar ve nice güzel av günlerine çolunla çocuğunla av partnerinle 10 numara ağız tadında ve sağlıkla güzel bir hayat sürmeni temenni ederim.

 av meşakkatli iş, fotolar ortak çektiğimiz rezil uyku ve yorgunluğu çok güzel anlatıyor ellerine sağlık , oğuz hoca pusuda foto pozizyona girdimi yakalıyor affetmiyor, ne istedin uykudaki adamlardan hocaaaaam,.. meşur oldular şimdi ;D

 güzel ve yorucu olmasına rağmen tetik kestinmi ne dert kalıyor ne keder, çekmeyen bacaklar bile dört çekerli arazi jipi willys ile yarışa geçiyor yeterki av kendini göstersin nasipse çantada değilse doğada bekliyor,..

 önemli olan ağız tadında kazasız belasız dostluk harmanıyla yoğurmak hamuru, mayasını tutturdunmu işin sonrası tadından yenmez kes kes ye,.. allah bin bereket versin.

 hocam sen sen ol , bilmediğin çarıkla yürüyeceksen çantana eski çarığınıda al .

hayat bir deneyim neticede, hemen hemen hergün birşeyler öğretiyor bize.

herşeyin gönlünce olmasını temenni eder mersin den selam ederim.

saygılarımla.


Valla doğru süylersin Mehmet Ali kardeş keçinin bilmediği ot midesini bozarmış. Benimkisi de o hesap oldu...
Valla Oğuz hoca ne diyeyim çok iyi av yapmışsınız diyeceğim ama ben öyle avcılık istemeyeyim . ;)

O ne ya, av iyi güzel ama o perişanlık var ya valla gözümü korkuttu . Galiba başladık ihtiyarlamaya .

Anadolu da biz sizi arka bahçede avlanıyorsunuz gibi yorumluyoruz ama arka bahçede avlanan biz oluyormuşuz  meğer .

O uyuklama foroğrafı çok dokundu bana . Þimdi Ýstanbuldayım Köye gittiğimde bunları göstereceğim onlara .Avcılık nasıl oluyormuş .

Araba ile getiriyoruz bizim postayı  ava çamurda indirmişim diye kafa tutuyorlar bana .

Bazan benim evin Garajın damından kopoy bıraktığımız oluyor  domuza Av yemeklerini masada yiyor çayımızı varendada içiyoruz da hala halimizden şikayet ediyoruz .

senin anlayacağın  sosyete avcısı olduk  artık tahtıravan ile  gidiyoruz  Ama hala bizim takıma yaranamıyoruz . ;D ;)


 SAYFAYA YAZI ATAMIYORUZ KÖPEKLERÝMÝZÝ AZLI PARÇALADI BÝR ÖLDÜ ÝKÝSÝ PARAMPARÇA AMA ÝYÝ OLUYORLAR DÝKÝÞLER BAÞLADI KURUMAYA, BÝRÝNÝN  BACAÐI GEÇEN SENEDEN PLATÝNLENMÝÞTÝ . BU SEZON PEK ÝYÝ GEÇMÝYOR AMA BALIK ÇOK ÝYÝ BALIK LARI EVE TAÞIRKEN AÐIRTTIM BELÝMÝ ÖYLE ÇOK YANÝ . ;D ;D

MÜKEMMEL AV AVCILIK OLMUÞ . ^-^
Rauf Abi köpeğe çok üzüldüm. Eminim bunu yapan azılının yaptıklarını yanına bırakmazsınız. Geçen senelerde de vardı böyle köpek katili bir azılı ama sonunda cehennemin dibini gördü... :) :)
Eh be hocam, nerden buldun bu 30 senelik resimleri? :):):)
Boyle avlar kalmis mi memlekette.
Hani avlari gorunce birden kendimi Alaska'da zannettim.

Sahane manzaralar, sahane grup, sahane avlar.
Tebrikler ve Florida'dan selamlar.
30 senelik değil Ömer Abi taze taze ama daha avlaktakiler de var asıl sen onları görecen... :) :) :)
RASTGELE HAYIRSIZLAR DAÝM OLSUN
Hoppala Þaban Başkanım ne hayırsızlığımızı gördün? Nelere küstün anlamadım ki dur arayım ben seni ... :) :) :)
Oğuz BABAğOğLU
A Rh + 1971 DENğZLğ

Avcğlğk: Kğrk gğn taban, bir gğn y

Çevrimdışı Kenan PAZARLI

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2701
  • Karma: -1
teşekkürler hocam , güzel av olmuş tebrikler....
Kenan PAZARLI
B Rh + 1967 B.Çekmece İSTANBUL