Gönderen Konu: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013  (Okunma sayısı 1520 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Oğuz BABAÇOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 1701
  • Karma: 0
Sevgili Dostlar,
Sezon içinde yaptığımız bir avın fotoğraflarını bilgisayara atmıştım. Ha bu gün yazarız ha yarın yazarız derken unutuldu gitti. Av kapanışında sadece taban eti yediğimiz için bu avın hikayesini anlatmak da bu güne nasipmiş.
Bizim Bayram Başkan av konusunda pek ehl-i keyiftir. Çanak çömlekten yenecek ete kadar her şeyi bir gün öncesinden o planlar. Alınacakları hızla tedarik eder. Bu yüzden de cumartesileri biraz telaşlı geçer. Lakin o hafta bizim başkanda öyle bir telaş yok. “Hiçbir şey getirmeyin, ben her şeyi hallettim.” diyor. “Sabah da hiçbir şey yemeden gelin.” diye de ekliyor. Belli ki bazı sürprizler var. Üstelik eski av yoldaşlarımız Cahit ve de Ali kardeşlerimiz de bizimle gelecekler. 
Pazar günü sabahleyin erkenden Kumafşarı yol üstüne bulunan Kadir Ustanın lokantasında mola verdik. Bir de baktık sıcak acılı tarhana çorbaları hazır.

Bu yörede ava giderken çorbacıya gitme alışkanlığı olmadığı için herkese tuhaf geliyor tabi. Sıcak çorbayı kapan masanın başında yerini aldı. Karınlar bir güzel doyuruldu.
Kadir Usta’da da marifet çok, hem yemek yapmada hem de saz çalmada üstüne yok. Tam bir aşık.


Lokantadan çıkarken Bayram Başkan ustaya bir paket verdi. “Saat bir gibi hazırlarsın. Biz o zamana kadar geliriz.”dedi.
Neyse uzatmayalım bindik Mehmet Abi’nin yaylıya, vardık bizim şanlı meraya. Burası benim daha önce bir kez avlandığım ama yine de acemisi olduğum bir yer. Dağlık ve arazi dilim dilim. Kaybolma olasılığı çok yüksek. Başladık soldan yan yan tırmanmaya. Benim Yavlum Cesi oyuna daldı, çağır gelmez. Yukarıda zil sesi kayboldu. Cahit’e seslendim. O da köpeğin yanında olmadığını söyledi. Haydi bakalım dön geri ara babam ara, çağır babam çağır. Köpek bizi kaybetmiş ve araba yoluna geri dönmüş. Allah’tan sesimi duyup yanıma geldi. Güç bela köpeği aldım ama bu sefer de millete yetişmek mesele. Tempo yapıp arkalarından yetişmeye çalışıyorum. Bunlar da tazı gibi mübarek. Ter içinde kalmışım. Derenin içine girince bunları yine gözden kaybettim.
Sonunda sırta çıktım, Bayram Başkanı gördüm ama çok altında kalmışım. Hava soğuk olduğu için kekliklerin yukarıya çıkmayıp dere içinde kalabileceklerini düşünüyorum. Sırtta Bayram Başkanı tekrar net bir şekilde görününce grup avını bozmamak adına sağımdaki dereye girmeyip ona doğru hızlı hızlı yürürken Yavlum Cesi kafayı kaldırdı ve sağımdaki dereye doğru koku yapmaya başladı. Dereye girsem, arkadaşlara yetişemeyeceğim. Ya keklikler deredeyse…? Öte yandan köpeğin yavru olduğu aklına geliyor insanın. Küçük kuş, karatavuk olabilir diye düşündüm. Ne var ki tedbiri de elden bırakmamak lazım. Gayri ihtiyari 25-30 metre aşağı sarktım Cesi sağımda kayboldu.
 Bir yandan da sırta doğru çıkıyorum. Þunlara bir an önce yetişeyim, diyorum. Ben bunları düşünürken 30 -40 metre aşağımdan FARRR! FARRR! Keklikler sökülmesin mi…! Ýkili üçlü kalkıyorlar ama mesafe uzak. Ýçimden atma Hoca bu mesafeden çelgin kalır, yazık olur diyorum ama şeytan şiddetli dürtmüş olacak ki bir tanesini gezdirip tetiğe bastım. DAN! Keklik taklayı attı, karşı yamadaki bir çalının arkasına düştü. Kekliği gören Yavlum Cesi  yıldırım gibi dere aşağı koşup yamayı tırmanarak çalının arkasında gözden kayboldu. “Al kızım! Getir kızım!” Ses seda yok. Bekle, bekle zil sesi de kesildi. “Al kızım getir kızım!” (Aport sözünü oldum olası sevmem.) Hoppala nerde bu köpek! Ben de hızlı adımlarla dere aşağı inip karşı yamaya sardım. Çalının arkasına geçtim. Bir de ne göreyim, köpek fermada! Bas, tut! Dalmaz. Kap! Dememle birlikte köpek çalının içine bir daldı. Çalı, içine tilki girmiş kümes gibi karıştı. Kanat patırtıları, viciklemeler, tüyler… Köpek çalının içinden çıktı. Ağzında bir tutam tüy; ama keklik yok. Kuşu ağzından kaçırmış acemi dümbelek! Çalının arkasına geçti ama bu taraf çok sık olduğu için giremedi. Ara tara. Bayram Başkana seslendim Þila’yı getirsin diye. O da 15 dakikada  yanıma gelebildi ;ama her taraf kırağı, buz. Köpek kokuyu kaybetti. Keklik adeta  avucumuzun içinden kayıverdi. Yazık ettik. Ahhh ah gel de pointer iti Megi’yi arama!O dakika  yanımda olsa ondan kaçmazdı. Þila varıncaya kadar keklik voltalamaıştı.
Yukarıya tırmandık. Ekürüm Ahmet’e telefon ettim ne var ne yok, diye. Bir şey görmemişler telefonu kapattı. DAN! Diye tek sıkı sesi geldi. Kurzhaar iti Tarçın basmış fermayı, kaldırmış tavşanı. Ahmet de ütüyü geçmiş, tavşanı kıvırmış…
Baktık yukarılarda bir şey yok. Aşağı sarkıp geri döneceğiz. Dere içinden 12-13 keklik kalkıp önümüze döküldü. Ancak namussuz hayvan sıkı yemekten şöyle bir taktik geliştirmiş. Gittiğimiz arazi dilim dilim. Dere inip çıkıyoruz. Keklikler iki tepe öteye konuyor. Avcının bu tepeden şapkası görünür görünmez 100 metre öteden kalkıyorlar. Bu olay birkaç kez tekrarlandı kimse sıkı atmıyor ama bunlar sıkı atmadan pusmaz… Tepeden görünür görünmez ben namluyu kaldırıp bir sıkı attım arkalarından. 4-5 tanesinin arkadaki dereye indiğini gördüm. Oraya doğru hızlı hızlı yürüyorum. Ahmet de solumda. Meğer keklikler sol altta kalmış ve Ahmet kekliklerin içine girmiş. FARRR!FARRRR! Dan DUN! Ýki sıkı Ahmet kekliğin birini paçavraya çevirdi. Al kızım! Getir kızım!

Arabaya çok az kaldı, ben artık av bitti diye düşünürken Bayram Başkanın Þila koku yapmış. Önünden kalkan tek kekliğe DAN!DAN! DAN! Üç tane saydırdı.  Keklik ikinci sıkıda bozuldu. Atayım dedim ama çok uzak. Arızalı bir uçuştan sonra ileride gözden kaybettim ama Ekürim Ahmet daha yakın. Ona iyi gözlemesini söyledim sonra yanına gittim. Bana tarla sınırı, yol kenarı bir yeri gösterdi. “Ýşte keklik oraya indi.” dedi. Bayram Başkanı yanıma çağırdım. “Senin keklik ileride bir yer indi ama sıkıyı aldı ben gördüm.” dedim. Ancak önümüzdeki sık ormanı geçmemiz gerekiyordu.
 Zorlu takip başladı. Ormanın sonunda açıklık bir yere gelmemiz lazım; ama Ahmet bizi ısrarlar sola yönlendiriyor. Benim yavru iyice yoruldu.  Adeta “ Benden bu kadar diyordu.” Baya ilerledik ama yol bir türlü gelmiyordu. Ahmet bizi yanlış yönlendiriyordu. Arazinin eğimi onu aldatmıştı. O açıklık yere gelmiş olmamız lazımdı ama hala orman içinde ilerliyorduk. Durumun farkına varıp sağa doğru çıkmamız gerektiğini söyledim. Lakin kimse gelmeyince ben sağa doğru yürümeye başladım ve yolu buldum. O yolun kenarındaki büyük çalı nerede diye bakarken az geride olduğunu gördüm. Benim yavru çok yoruldu aramaz diye Bayram Başkanı çağırdım. “Bayraaam! Bak kuş buralarda bir yere indi. Þila’yı al geeel! Derken arkamı döndüm bir de ne göreyim. Yavlum Cesi çakılmış çalının başına fermada bekliyor! Çalı çok yüksek arkasından kalksa nereye gittiği görünmeyecek. Ýkili sıkıştırmak lazım. “Bayraaaam! Köpek fermada yetiiiiş!” Bayram Başkan ve beraberinde Þila yıldırım gibi bağırmalara koşup yetiştiler. Þila da çalının başına çakılınca çalının arkasına geçerek orayı garantiye aldım. Bayram Başkanın “Tut!” demesiyle çalının içine dalan Þila kekliği canlı canlı yakaladı.
 Yavlum Cesi yorgun olmasına rağmen belki gol atamamıştı ama boyundan büyük bir iş çıkarmış,önemli asisti yapmış ve bu kez kekliği kaçırmamıştı.

Arabaya döndük Kadir Ustaya birde geleceğiz demiştik ama saat iki buçuk olmuştu. Hızla toparlanıp yola koyulduk,  lokantaya vardık. Her taraf mis gibi göveç kokuyor. Meğer Bayram Başkanın sabah bıraktığı paket tavşanmış. Kadir Usta da onu bir güzel göveç yapmış bizim için. Oturduk masanın başına yedik afiyetle, zaten imiz gücümüz keyfiyetle. Karnımız doyunca aldık duvardan sazı, verdik Kadir Ustanın eline, vur bakalım teline.

Dedem Korkut gelir oldu. Boy boyladı soy soyladı.Onun son sözleri bu hikayeye kapak oldu.
                                               Daha toy toy havlama sesi
                                               Ýçinden geliyor insanın yiyesi
                                               Boyundan büyük iş çıkardı
                                               Bir damlacık Yavlum Cesi



Eh bir de biz çekilmezsek olmaz…
Sezon kapanışında bir şey yapamadık. Sadece kekliklerin uzak uzak uçtuğunu gördük. Zaten sezon kapanışları hep böyle değil midir? Ne var ki 2010-2011 sezon kapanışında Afyon’da yaptığımız sürpriz av  müthişti ve sezon sonunda bu kadar av görmek  bizi şaşkına çevirmişti. Uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek bir av olmuştu.
Onu da anlatalım, ancak o başka bir hikaye. Önümüzdeki hafta başka bir hikayede görüşünceye dek şimdilik, kalın sağlıcakla...;)

Oğuz BABAğOğLU
A Rh + 1971 DENğZLğ

Avcğlğk: Kğrk gğn taban, bir gğn y

Çevrimdışı Fatih S.M.YAPAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2919
  • Karma: 0
  • Browning phoenix Franchi black magic
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2014, 15:35:06 »
süpersin hocam teşekkürler.

bir konuda görüşümü belirtmek istiyorum,hemen hemen bir çok avcıdan kekliğin çok uzaktan kalktığını sıkı yemekten çok ürkekleştiğini duyuyorum yaban tvdede söylüyorlar,bende gözlemliyorum.yalnız ben öyle olduğunu düşünmüyorum;
evrim dünya döndükçe süren birşey,kekliklerde zaman içerisinde evrim geçiriyor,her sene hayatta kalmayı başaranlar çiftleşiyor ve yeni sene daha uyanık keklikler oluyor bu böyle sürüp gidiyor ve hayvan o şekilde uzak kalkarak hayatta kalacağını öğreniyor.ben küçükken eski avcılar kekliğe alayıdüzmüş derler ava giderlerdi,yani erken sıkıyı ozaman yerdi hayvan hiçte böyle uzak kalkmazdı,ama şimdi 100 metreden kalkıyor,saygılarımla.
« Son Düzenleme: 15 Ocak 2014, 16:12:54 Gönderen: Fatih S.M.YAPAR »
Fatih S.M.YAPAR
1976 Tarsus MERSİN


Çevrimdışı Kenan PAZARLI

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2701
  • Karma: -1
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #2 : 15 Ocak 2014, 15:50:07 »
tebrikler hocam , daim olsun...
Kenan PAZARLI
B Rh + 1967 B.Çekmece İSTANBUL


Çevrimdışı A.Rauf KİBAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 805
  • Karma: 0
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #3 : 15 Ocak 2014, 17:04:52 »
Sen bu avı bu bugüne kadar sayfaya atmamışsın şimdide atmayacaktın, böyle güzel heyecanlı anıları sezon bitiminde sayfanın en ölü zamanında  milletin birbirine dalaştığı anda atacaktın ki çok daha değerini bulsun . Millet birbirini kırıp üzmesin . ;)

Ben bir tane attım dağarcığa bu sezon vurduğumuz en büyük domuz daha büyüğünü vurduğumuzda bunu atarım sayfaya .

Derler ya Müslüman köyünde salyangoz satılmaz. Bizim domuz avı da öYle bu sayfalarda ilgi görmez AMA KEKLÝK HELEDE ÇULLUK AVI SEZON KAPANDIÐINDA SAYFANIN ÖLÜ ANINDA SAYFAYI DÝRÝLTECEKTÝR .

BUNLAR NE AVI OLURSA OLSUN BÝR TAMAMI EMEKTÝR , BAZEN ÝNSANIN CANI HÝÇ ÇEKMEZ AVA GÝTMEK HELEDE YORGUNLUK ANINDA,BAZEN  SADECE SAYFAYA ATMAK ÝÇÝN ÝNSAN GÝDÝYOR AVA .

ÇOK HAREKETLÝ ÇOK GÜZEL BÝR AV OLMUÞ KATILANLARA EMEÐÝ GEÇENLERE TEÞEKÜRLER ÜSTAT . ^-^ ^-^ ^-^
Ahmet Rauf KİBAR
1951 İSTANBUL


Çevrimdışı Ali ALTINKAYA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1809
  • Karma: 0
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #4 : 15 Ocak 2014, 17:24:13 »
cahite, bayrama, adını bilemediğim diğer arkadaşlara da böyle güzel, içten bir grup oluşturdukları için kutluyorum. mükemmel bir av olmuş. cesi adına pek sevindim. bir avda dünyanın tecrübesini edinmiş. merak etme böle giderse megi itini de geçer...  :) :) :) :) :) slm.
Ali ALTINKAYA
AB Rh - 1952 Yenipazar AYDIN              www.yenipazarav.org

Çevrimdışı Şaban TERECİ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4310
  • Karma: 0
    • AYTAÇ İNŞAAT REKLAM TANITIM ve YAPI ELEMANLARI
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #5 : 15 Ocak 2014, 19:20:03 »
BETER OLUN SÝZE HÝÇ ACIMAMMMMMMMMMM
Şaban TERECİ              
A Rh + 1965 İSTANBUL

Çevrimdışı Mehmet GENÇ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 883
  • Karma: 0
  • Bak bir bildiğim var. öl! demezse Tanrı, yaşar kul
    • Facebook
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #6 : 16 Ocak 2014, 04:49:37 »
yüregine sağlık hocam. döktürdün yine.
Mehmet GENÇ
1984 Kadıköy İSTANBUL    
Avcılık, bana babamdan kalan miras değil.. Oğluma olan borcumdur ...

Çevrimdışı Oğuz BABAÇOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 1701
  • Karma: 0
Ynt: YAVLUM CESİ'NİN SON DAKİKADA GELEN ASİSTİ 08.12.2013
« Yanıtla #7 : 18 Ocak 2014, 04:34:22 »
Sevgili dostlar, bu yılki grip biz öğretmenleri vurdu. O kadar çok sınava girmeyen öğrenci var ki sınav yapmaktan kendimizi göremiyoruz. Gelecek hafta karneyi verdik mi rahatlarız artık. Hepinize ilginizden ötürü. Teşekkürler hepinize...
Oğuz BABAğOğLU
A Rh + 1971 DENğZLğ

Avcğlğk: Kğrk gğn taban, bir gğn y