Gönderen Konu: Keklik Avı Yasaklansın mı...?  (Okunma sayısı 2234 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Arslan BOZKURT

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4807
  • Karma: 0
Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« : 05 Aralık 2012, 20:43:43 »
.




O0                          O0                          O0



Keklik Avı  

Yasaklansın mı
...?


 

Keklik Avı Yasaklansın mı ?
 12/1/2012
Kamil Üçbaşeditor@yabantv.com




          

Değerli Dr.Ali Ağabey,

 Keklik Nesli TÜKENÝYOR...! Başlıklı çok önemli yazınızı okudum.

 Yazınızda avımıza sahip çıkarız diyen Federasyonlar nerelerde? diye soruyorsunuz.

Size bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki, Başkanı olduğum Ýç Anadolu Av ve Yaban Hayatı Federasyonu sorunun tam ortasında.

           Keklik avı açılmasından itibaren avcılarla iletişim içinde olduk. Öncelikle Federasyona üye olan illerden başlamak üzere kekliğin güncel durumu ile ilgili bir iletişim ağı kurduk. Kekliğin yoğun olduğu illerden (Adıyaman, Afyon, Ağrı, Amasya, Ankara, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Isparta, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Siirt, Sivas, Tokat, Tunceli, Þanlıurfa, Uşak, Van, Yozgat, Aksaray, Bayburt, Karaman, Kırıkkale, Batman, Þırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis) başlayarak, bir çok ilçemiz de dahil, buralardaki avcı dernek başkanları ve avcılarla bizzat görüştüm.

           Ayrıca keklik avlakları olmayan veya az olan illerden kekliği bol olan illere (Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, Giresun, Ýstanbul, Ýzmir, Kocaeli, Muğla, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Zonguldak, Bartın, Karabük, Trabzon, Düzce) ava giden avcılarımızla görüştüm. Bununla da yetinmedim. Sosyal paylaşım sitelerinde kınalı kekliğimiz nerede başlığıyla bir konu açtım. Başlattığım konuyu yüzlerce avcı kendi sayfalarında paylaştı.

Þunları demiştim ;

" KINALI KEKLÝKLERÝMÝZ NEREDE ?

 Sevgili avcı dostlar,

           Son günlerde kınalı keklik sayısının önemli ölçü de azaldığı hatta bazı illerde tamamen yok olduğu konusunda illerden bilgi gelmektedir.

           Kınalı kekliğin yoğun olarak yaşadığı illerden; Çorum, Tokat, Sivas, Çankırı, Erzincan, Bayburt, Erzurum, Kırşehir, Kırıkkale il ve ilçe avcı dernek başkanlarından ve üyelerinden gelen telefonlardan ve Ankara civarı ava gittiğim yerdeki gözlemlerimden edindiğim bilgilere göre maalesef vahim bir durumdayız.

           Yaban hayatıyla ilgilenen, arazi çalışmaları yapan, bilim insanları olmadığı için, ayrıca avcılığı sadece parasal bir kaynak olarak gören, Bakanlığında bu konuda bilimsel bir çalışması olmadığını da biliyoruz, bu nedenle, doğasever avcılarımızdan Kınalı kekliğin azalması konusunda bölgesel gözlemlerinizi ve yorumlarınızı yazmanızı rica ediyorum.

Sevgili avcı dostlar,

           Bu sayfa aracılığıyla duyarlı avcı dostlarımızla yaptığımız bu çalışma ülkemizdeki Kınalı Keklik konusundaki popülasyon, durum tespit ve avcıların gözlemlerini avcılık kamuoyuna sunmak için yapılan güncel bir çalışmadır. Güncel durumu göstermek için yaptığımız bu çalışmaya destek veren avcı dostlarıma teşekkür ediyorum.

 Yorumlarınızı ve gözlemlerinizi buraya yazmanızı rica ediyorum.


           Ýç Anadolu Av ve Yaban hayatı Federasyonu Başkanı olarak yukarıda yazdığım ve kendi sayfamda paylaştığım bu çağrıya tam 176 yorum geldi, yaklaşık 50 kişide bunu sayfalarında paylaşarak yaydılar. 26 sayfa tutan yorumları bu yazının eki olarak gönderiyorum.

           Tüm bunların dışında, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Ahmet Çolak ile konuyu görüştüm. Konunun vahametini anlattım. Sayın Dekanımız, amacı; ürünlerinden yararlanılan hayvanların üretimi, ekonomik verimlerinin geliştirilmesi, bakımları, beslenmeleri ve değerlendirilmeleri konusunda çalışacak insan gücünü yetiştirmek ve araştırma yapmak olan, Zootekni bölümüne konuyu aktardık ve onlardan da, bu günlerde bilimsel bir rapor beklemekteyiz.

           Keklik avı açılmasından itibaren yaşanan bu süreci de, bana gelen güncel bilgileri de, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Av Yönetimi Daire Başkanı Sayın Cemal AKCAN, Av Koruma ve Kontrol Þube Müdürü Sayın Sebati Nur AKBAÞ’a (bayramda tatil olmalarına rağmen) günü gününe aktardım.

           Yazınızda kekliğin azalma sebepleri başında "Geçen sezon günlük limitin 4 adet olması’’ tespitinde bulunmuşsunuz. Bana gelen yorumlarda da bu tespit var. Mayıs ayında toplanan ve Ýç Anadolu bölgesini temsilen katıldığımız MAK toplantısında avcılar olarak kekliğin 2 adetle sınırlanmasını istediğimizde (Ýl ve Ýlçe Komisyon kararları da bu yöndeydi), bazıları limitler düşürüldü diye haksız yere bizi eleştirmişti. Þimdi bakıyorum zamansız, limitsiz, sınırsız, yasaksız av isteyen bu zatı-ı muhteremler kurnazca bir manevra yaparak, o gün yazdıklarını unutmuş durumdalar…

Sizin yazınızın hemen akabinde, sosyal paylaşım sitelerinde Kalemşörlüğe soyunanlar var...

           Yazınızda; "Ağır kış şartlarından, canlı kalabilmiş az sayıda kekliğin kendini bilmez, vicdan yoksunu eli tüfekliler tarafından bir tüfekte öldürülmeleri gibi nedenlerle keklik nesli tükenme seviyesine gelmiştir.’’ diyorsunuz. Peki, Bakanlığın görevi değil mi bohçacılarla mücadele etmek? Bu zavallı keklikleri koruyup, kollamak. Biz büyük bir sorumlulukla Ýç Anadolu Av ve Yaban Hayatı Federasyonu olarak, kış aylarında, Ankara’nın farklı ilçelerinde yemleme çalışması yaptık. Federasyona üye olan dernekleri de özendirdik ve onlarda kendi illerinde yemleme çalışması yaptı.

           Ne federasyonlardan, ne Konfederasyondan avımıza sahip çıkmayı, keklik avına çıkmamayı, hatta en az iki yıl müddetle keklik avlarının yasaklanması için Merkez Av Komisyonu’nun acilen olağanüstü toplantıya davet edilmesi gerektiğine dair bir teşebbüsün olmadığını üzüntü ile görmekteyim.’’ diyorsunuz… Bu konuda da şunları söylemek isterim; Keklik popülasyonunun azalmasıyla ilgili ülkemizin dört bir yanından telefonlar ve e-postalar aldım. Bu konuyu hem bakanlık yetkililerine ve hemen bayram sonrası YABAN Yönetim Kurulu Sayın Melih Meriç’ e detaylı olarak bildirmiştim. Konuyu müzakere ettik. Bir strateji belirledik. Bu konuyu Sayın Melih Meriç’ten öğrenebilirsiniz.

           Yukarıdaki açıklamalarımdan anlaşılacağı gibi, Ýç Anadolu Av ve Yaban Hayatı Federasyonu olay mahallinde, işin içinde ve Kınalı Kekliğin tam kalbindedir.  Sevgili Doktor Ali Ağabey, şimdi gelelim konunun can alıcı noktasına.

           Her ne kadar, bu sıralar Zootekni Bölümünün bilimsel raporunu bekliyorsak da, farklı illerdeki avcılardan gelen yorumları taradım. Kınalı kekliğin yok olmasının sebepleri, avcıların gözlemlerine göre aşağıdaki gibidir;


1 - Zamansız avlanma, bohçacıların sezon başlamadan avlakda avlanmaları,

2 - Yavru, palaz yakalama,

3 - Zehirli gübreler,

4 - Geçen yıl günlük avlanma limitinin 4 olması,

5 - Çakal, Tilki gibi hayvanların ve özellikle Karga’nın, Saksağan’ın aşırı artan popülasyonu,

6 - Ağır geçen kış şartları,

7 - Lokal avcıların zamansız, limitsiz ve yasaksız avlanmaları,

8 - Yumurta toplama,

9 - Ýklimsel sebeplerle bu yıl yumurtlama olmaması,

10 - Bilinmeyen sebeplerle doğada toplu kınalı keklik ölümlerinin olması,

11 - Hava şartlarının ağır geçen kıştan hemen sonra kurak bir yaz ile devam etmesi, ilkbaharın yaşanmaması,

12 - Keklik ticareti yapanların tuzakla avlanması,

13 - Yoğun yağışlardan dolayı bazı yörelerde palazın telef olması,

14 - Koruma ve kontrolün etkin bir şekilde yapılmaması,

15 - Bazı bölgelerde koyun sürülerinin otlama sırasında keklik yumurtalarını ezmesi,

16 - Kafeste beslenerek doğaya salınan kekliklerin hastalık bulaştırması,

17 - Ava kapatılan sahaların çokluğu nedeniyle, ava açık olan sahalar üzerinde oluşan yoğun avcı baskısı,

18 - Tarımsal ilaçlamada kullanılan kimyasallar,

19 - Bahar yağmurlarının yeteri kadar yağmaması sebebiyle bitki örtüsünün zayıf kalması ve bu durumun kekliklere barınacak, saklanacak örtü bırakmaması,

20 - Yırtıcılarla mücadelenin etkin yapılmaması,

21 - Avlaklarda denetleme görevi yapan memurların sayı olarak yetersizliği,

22 - Lokal avcıların, avcılık ve doğa koruma konusundaki bilinçsizliği,

23 - Av ve avcılık eğitimlerinin yetersiz verilmemesi,

24 - Su kaynaklarının çoğunun kuruması veya kurutulması

olarak özetlenebilir.

           Bana göre yukarıda yapılan yorumların tamamı doğrudur. Fakat temel etken hangisidir? Bunu biz değil bilim insanlarının araştırması lazım. Bakanlık avcılardan toplanan bedellerin bir kısmını bilimsel çalışmalara ayırmalı ve üniversitelerin ilgili bölümleri ile çok sıkı işbirliği yapmalıdır.

 Gelişmiş ülkelerde ilgili bakanlıklar bu işi ciddiye alıyor ve konuyla ilgili üniversitelerle işbirliği yapıyor. Konunun direk muhatapları bir araya getiriliyor. Yeni modeller buluyorlar. Av ve yaban hayatı kaynaklarının yönetiminde uluslararası platformda bilimsel işbirliği yapıyorlar ve pratik-uygulamada bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Yaban hayatı araştırma ve yönetim alanındaki güncel gelişmeleri de paylaşıyorlar.

 2011 yılında Barselona da yapılan bir kongreden bahsetmek istiyorum;

           5 - 9 Eylül 2011 tarihlerinde Ýspanya’nın Barselona şehrinde organize edilen XXXth IUGB (International Union of Game Biologist) (30. Uluslararası Av Hayvanları Biyologlar Birliği ) and Perdix XIII ( 13. Sülüngiller ) Kongresinde, Türkiye’den hiç bir Allah’ın kulu katılmadı biliyor musunuz? KKTC adına Gönyeli Avcılık ve Atıcılık Kulübü sponsorluğunda, sadece Yrd. Doç. Dr. Sayın Filiz Karadaş katıldı.

          Barselona Üniversitesi tarafından düzenlenen, Katalonya Bölümü Bölgesel Hükümeti Tarım Bakanlığı ile işbirliği içerisinde, Tarım, Balık, Gıda ve Çevre, Av Kaynakları Araştırma Kurumları (IREC) ve Ýspanyol Enstitüsü ve Ýngiliz Av ve Yaban Hayatı Koruma Vakfı’nın desteğiyle yapıldı.

           Av ve yaban hayatı ile ilgilenen bilim insanları, yaban hayatı yöneticileri ve yetkilileri, katılan ülkelerin yaban hayatı yöneticileri ve bu konuda eğitim gören kişilerin arasında bir köprü oluşturmak amacıyla, 1950 yılından itibaren her iki yılda bir av hayvanları Biyologları Uluslararası Birliği (IUGB) av hayvanları, yaban hayatı biyoloji birliğiyle birlikte yapılan bu etkinliğe, dünyanın her tarafından, uluslararası yaban hayatı biyologları, ormancılıkla ilgili bilim adamları, veterinerler, avcılık yöneticileri, avcılar ve diğerler ilgililer katılıyor.

           Av kuşları ve memeli av hayvanlarının yanı sıra, yaban hayatı araştırma ve yönetim alanındaki güncel gelişmeleri paylaşmak, araştırma boşluklarınının tartışıldığı, koruma konusunda ihtiyaçları belirleme ve koordineli araştırma projeleri yapmak için mükemmel bir fırsat sunan Kongrede, beş kıtadan 37 farklı ülkeden 397 araştırmacı ve yaban hayatı yöneticileri katıldı ve dünyanın önde gelen yaban hayatı biyologlarının yoğun ilgi gösterdiği kongrenin genel teması ‘Ýnsan-Yaban Hayatı Çatışma ve Barış Stratejileri’ oldu.

           Yaban hayatı ve yönetimi bilimsel temelde çözüm önererek, insan-yaban hayatı etkileşimlerini çoğaltan sorunların bilimsel komiteler oluşturarak tartışıldığı, çözüm arandığı kongreye toplam 260 tebliğ sunuldu. Konusunda dünyaca tanınmış bilim adamları ve uzmanlar ana konularda konferans verdi. Bunların yanı sıra konuyla ilgili özel bilimsel atölye çalışmaları yapıldı.

Kongrenin ana konuları da şöyleydi;

- Yaban Hayatı ve Korunması Veteriner yönleri

- Türlerin yok oluş ve nüfus dinamikleri

- Av yaban hayatı hukuku ve politikası

- Göçmen av kuş türlerin korunması ve yönetimi

- Koruma ve yöntemlerinin, dünü, bugünü ve yarını.

- Av- yaban hayatı biyolojisi, davranış ve av hayvanları türlerinin yönetimi

- Etkileşimler insanlar ve yaban hayatı

- Yaban hayatı ve av türlerinin yönetimini geliştirmek için metodların karşılaştırılması ve geliştirilmesi,

- Av ve yaban hayatı yönetiminde insan faktörü

- Sürdürülebilir avcılık: ekolojik ve sosyal boyutları

- Avcılar ve av biyologların teknik çalışmalarda işbirliği

- Tarımsal işletmecilik, küçük av hayvanları üretimi ve biyolojik çeşitliliğin korunması

           Beş kıtadan, 37 farklı ülkeden, 397 katılımcının katıldığı bu platformda maalesef Türkiye Cumhuriyetini temsil edecek bir Bakanlık yöneticimiz yoktu...

           Ülkemizde hala kekliğin sayısını bilmiyoruz. Keklik Avrupa’da 1800 yıllarından itibaren kayıt altında. Ülkemizde maalesef daha sayısını bile bilmiyoruz. Bakanlık, her yıl binlerce kekliği doğaya salıyor tamamı kurda kuşa yem oluyor. Bu salımlarda da bilimsel kurallara uygun davranılmıyor ve el yordamıyla salımlar yapılıyor. Böylelikle büyük bir parasal kaynak heba oluyor. Koruma ve kontrol çalışması, kısaca denetleme çalışmaları son derece zayıf. Yeteri kadar denetim elemanı olmadığı için maalesef bohçacılar avlaklarda cirit atıyor.

           Genel Müdürlüğün görevleri, resmi sitelerinde çok rahatça okunabilir. Burada yazmayı gereksiz addediyorum.

           Ali ağabey, lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin: Sayılan bu görevler etkin ve efektif yapılsaydı acaba Kınalı Kekliğimiz azalır mıydı? Yok olma tehlikesi ile karşılaşır mıydık ?

           Ýç Anadolu Av ve Yaban Hayatı Federasyonu olarak, kınalı keklikle ilgili bilimsel bir alan ve envanter çalışması yapmadan, avlakları doğru dürüst denetleyemeyen, av hayvanlarımızı koruyamayan, kafasına göre devlet ve genel avlakları ve kotaları belirleyen, alınan kararlarda avcıları dışlayan, bilimsellikten uzak, bakanlık tarafından yapılacak her türlü kısıtlamaya ve yasaklamaları uygun bulmuyoruz.

           Kekliğin olmadığı veya az olduğu bölgelerde, Özellikle Federasyonumuza bağlı derneklere üye tüm vicdanlı ve doğasever, gerçek ve yasal avcılarımız zaten ava gitmeme kararı almış bulunmaktadırlar. Ve gitmiyorlar...

           Tüm bunları popülizm adına yapmadık ve bu amaçla yazmadım. Avcı kamuoyunu daha doğru ve daha iyi bilgilendirmek için yazdım.

           Biz bakanlığı kanunun birinci maddesini uygulamasını ve bilimsel çalışmaları yapmak için göreve çağırıyoruz.

           Bu konuyu gündeme taşıyan yazınız için teşekkür ediyor, başta başkanı olduğum Federasyon ve tüm yasal ve gerçek avcılar olarak, bu konuda her türlü iş birliği ve desteğe hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.

 Sevgi ve saygılarımla



Kamil ÜÇBAÞ
Ýç Anadolu Av ve Yaban Hayatı Federasyonu Başkanı
 










.
Arslan BOZKURT
A Rh - 1980  Havza SAMSUN


Çevrimdışı Ali ALTINKAYA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1809
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #1 : 05 Aralık 2012, 21:38:49 »
başlığa bakarsanız; iki cevap seçeneği vardır. her nekadar bir takım tesbitlerin yapılmış olması sevindirici ama cevap yok nedense. sorunun, sadece,  kekliğe indirgenmesi ise en büyük yanlış. her zamanki gibi tek cevap veriyorum. AVCILIK ÇALIÞTAYI. sevgilerimle.
Ali ALTINKAYA
AB Rh - 1952 Yenipazar AYDIN              www.yenipazarav.org

Çevrimdışı Cüneyt NOYAN

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 3038
  • Karma: 0
  • YA OLDUĞUN GİBİ GÖRܓN YADA GÖRܓNDܓĞܓN GİBİ OL.....
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #2 : 05 Aralık 2012, 21:53:28 »
yasaklanması avlanmamasını gerektırcekse evet ama yasak ınsanların vıcdanında olmalı
Cüneyt NOYAN
1977 Çeşme İZMİR


Çevrimdışı Fatih S.M.YAPAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2919
  • Karma: 0
  • Browning phoenix Franchi black magic
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #3 : 05 Aralık 2012, 22:16:31 »
Bence yasaklanmalı bu sene,ve gelecege dönük şapkayı önümüze koyup düşünmeliyiz hepberaber.
Fatih S.M.YAPAR
1976 Tarsus MERSİN


Çevrimdışı A.Rauf KİBAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 801
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #4 : 05 Aralık 2012, 23:51:11 »
Sabah facebook ta böyle bir yazı çıktı karşıma (KEKLÝK AV YASAKLANSINMI) bende aynen aşağıdaki yazıyı yazdım .

Rauf Kibar Tabiki yasaklansın ,başka alternatifi varmı ki ,oturacakın Osmanlıdan beri o malum köşeye , bir tarafını ovalayacaksın ,ekmek elden su göldel ömür tamamlayacaksın ,vergi deyeceksin alacaksın haraç diyecek toplayacaksın,bağış alacak sadaka dağıtacaksın , keklik kamamış diyecekler avcılığı yasaklayacaksın, varmı bir başka alternatifi, hiç düşündünmü acaba .Keklik soyum tükenmesin diye düşünür. keklik kadar aklın varsa sende düşünmezmisin acaba.NE YAPALIM .

Yaaa Kızıyorum sinirleniyorum. Hani at koşarken tökezler bacağını kırar ya . hemen birkaç kişi çıkar gelir ellerinde tabanca sıkacaklar atın alnına ,Sanki at tökezleyecek bacağnı kıracak onlarda atı vuracak ya hazır kuvvet sanki sanki yıllardır bu anı bekliyorlarmış gibi sanki bu iş için eğitim almışlar sadece bellerinde bu iş için silah taşıyorlar mış gibi gibi. Atı illa vuracaklar .

Bir düşünelim ya yokmu bu hayvanın tedavisi ,yoksada bir düşünelim belkide buluruz bir çaresini, belkide birileri bulunmuştur tedavisini .Yok arkadaş dedende öyle görmedikmi illa vuracağız hayvanı tek tedavisi alnına çakmaktır bunun .

AYNEN BÖYLE, TEK YOL YASAK .

Karaca azaldı yassssak , Sülün azaldı yassssk , keklik azaldı yassssk . ya sonra, evet ya sonra .

Neden azaldı ,niye azaldı ,niçin azaldı . nereden bilsin, masanın üzerinde karaca koşturmuyor ,evrak dolabının üzerin sülünmü konuyor ,masanın altında keklikmi dolaşıyor ki bilsin . Biride diyemiyor git kardeşim araştır nedir ne değildir bul .
Çare belli, malum çare, başkada yolu varmı sanki .YASSSSK.

Olan kekliği özelleştirip vurdurcağına , olmayan kekliği özelleştirsen de ürettirsen  bak keklik azalırmı çoğalırmı .
Neden azalıyor bunu sadece avcıya yüklemesen kaldırıp kıçını hele bir dolaştırsan bak keklik azalırmı çoğalırmı .
Ýş yapıyormuş  gibi görünmek için çalıştaylar uydurcağına çalıştayı çalıştırsaydın ya bak keklik azalırmı çoğalırmı .

40 yıl evvel keklik vardı zehirli gübre yoktu ,işi muhtar yönetirdi karga çoğaldımı fişek verirdi. köy bekçisi dedinmi köy ondan sorulurdu .ben cocukluğumda saksağan nedir bilmem gördügümüzde hoşumuza giderdi .
 Usta avcı.
-Bayırdaki keklükleri vurman gençler azaldı dededimi , sözü kanun olurdu .
 Þimdi o bir söz  bakanlık oldu, keklik bitti dağlarda.  >:( >:( >:(
Ahmet Rauf KİBAR
1951 İSTANBUL


Çevrimdışı Erol ÖZTܓRK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 86
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #5 : 06 Aralık 2012, 00:09:58 »
 YABAN TV yemleyecekmiş ya,nasılsa çoğalır o zaman neden dert ediyoruz ki.   :D :D :D
Erol ÖZTܓRK
1969 İSTANBUL

Çevrimdışı Hakan CENGİZ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4596
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #6 : 06 Aralık 2012, 00:29:11 »
Çok konuşulur çok yazılır ama nedense hiç bir şey yapılmaz  ;)
Varsın yapılmasın...Bizde bir kaç cümle yazalım...

Ýlk önce keklik deki azalma tamamen geçen yıl kış sezonunun çok fazla ağır geçmesinden dolayı...Ana sebeb bu...Bu konuda bilimsel bir araştırma yapmadım...sadece dogu bölgesindeki büyüklerimizden konuştugumuz kadarı ile...Ha bu arada bu memlekette 5-10 yılda böyle çok sert kış olur...ve ertesi yıl kuş hep kırılır ama kuş coklugundan dolayı 1-2 senede kuş kendisini toparlar...
Fakat bu seneki sorun,avcı baskısının fazla olması...10-15  sene önce bu memlekette bu kadar avcı yoktu...Kuşun kendisini toparlaması çok zor... ;)
Birde Sayın Üçbaş ın yazısında ki 5. madde...Bu çok önemli...Karga ve Saksagan...Bu konuda bir video vardı inşallah bunu bulur ve tekrar burada paylaşırım...Avcı arkadaşlarımızdan ve büyüklerimizden ricamdır...Karga ve saksagan avlasınlar... ;)

Bu sene Keklik avının yasaklanması...Kimse kusura bakmasın...Ben buna katılmıyorum...Nerdeyse sezon bitecek vurduğum 7 Keklik...
Yasaklansa bile kim uyacak...Ben ve benim gibi yasal avcılar...BOHCACI tabir ettiğimiz kendisini AVCI zanneden ama avcıların ve insanlığın yüz karası  olan zatlar yasakmı dinleyecek...Onun için ben bu sene yasaklanmasına karşıyım...

Gelelim çözüm yollarına...Amerikayı tekrar keşfetmenin bir anlamı yok...Sen devlet olacaksın...Koyacaksın yasağını uymayanın altından donunu bile alacaksın bak bakalım yasak avlana bileceklermi...

Yıllarca söyledim yine söylüyorum...Masa başında bizi temsil eden abilerimizde duysun...

KAÇAK AVLANAN AVCIYI ÝHPAR EDENE VE YAKALAYANA VERECEKSÝN PÝRÝM...

Para işin içine girsin bakalım Ýnsanlar ve Kurumlar nasıl çalışıyor...
Hakan CENGİZ
A Rh + 1971 AYDIN


Çevrimdışı Suat YASAK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 452
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #7 : 06 Aralık 2012, 01:07:28 »
 biri benimi çağırdıııı....
Suat YASAK
1967 BURSA



Çevrimdışı Ersin BAHAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 43
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #8 : 06 Aralık 2012, 04:28:16 »
Fatih abi turaç yasakda ne oldu? Çukurova turaçla mı doldu? Yasak olursa bize yasak olur, bohçacılar zaten bıldırcanla beraber avlamaya başladı kekliği yasaklansada devam edecekler.
Ersin BAHAR
1983 MERSİN

Çevrimdışı Fatih S.M.YAPAR

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2919
  • Karma: 0
  • Browning phoenix Franchi black magic
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #9 : 07 Aralık 2012, 00:50:48 »
ersin kardeşim bu sefer sıradışı bir durum yaşıyoruz :(
bu sene vurulan herav malesef gelecekten gidiyor çünkü hiç türemedi bu hayvan,yoksa yasaklarla bir yere varılmıycağını bende çok iyi biliyorum ;)
ben şahsen sağlam bir kürem haberi gelmeden kekliğin peşinden gitmiycem bu sene,ama herkes aynı duyarlılıkta olurmu muamma,hele zirvelere kar attı olanda karın eteklerine indiki aman aman,o yüzden bu sene yasak olması en doğrusu gibi gözüküyor.
zaten tüm sistemi tartışıp yeni doğrular bulmak gerektiğini düşünüyorum,ülkemizdekibu avcılık sistemi iflas ediyor artık ;)
Fatih S.M.YAPAR
1976 Tarsus MERSİN


Çevrimdışı Serdar BAKAL

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1987
  • Karma: 0
  • VARLIĞIM, YܓCE TܓRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN..
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #10 : 07 Aralık 2012, 03:44:38 »
yasaklanmalı...
Serdar BAKAL  542 562 36 73
1982 Bandırma BALIKESİR
 

CADIGİ

Çevrimdışı Suat YASAK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 452
  • Karma: 0
Ynt: Keklik Avı Yasaklansın mı...?
« Yanıtla #11 : 07 Aralık 2012, 06:32:26 »
 arkadaşlar artık şunu anlamamız lazım, AÐUSTOS avında keklik avı yasak değilmi?? el cevap elbette yasak peki buna uyuluyormu , uyulmuyor malesef bunu kabul edelim yada etmeyelim ama malesef ne yazıkki hayvanların yavru olduğu dönemde daha uçmaya yeni başladıkları bir dönemde patırrr patır vuruluyorlar, YASAK etmeleri bunu yapanlara ne kadar etki yapacak hiççççç, denetimler artmadan ne kadar yasak ederseniz edin elde var sıfır, iki kere iki dörttttt..
Suat YASAK
1967 BURSA