Gönderen Konu: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE  (Okunma sayısı 2567 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mehmet EKİZOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 207
  • Karma: 0
    • Mehmet EKİZOĞLU Blog Spot
ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« : 19 Aralık 2010, 21:43:48 »
Avcılıkta limitler önemli. Her sene belirlenen avlanma limitleri çok önemli ama bugün sizlere anlatacağım konu o değil… Avcılığımızın limitlerini üste taşımak…

Artık genç avcılarımızın da, tecrübeli avcılarımızın da limit aşımı gibi konularda hassas olduğunu görüyor ve çok mutlu oluyoruz. Bu konunun tartışma dışına çıkması, en azından MAK dışında tartışılmaması son derece sevindirici. Gerisi yürürlükteki kuralları uygulamakla görevli yetkililerin sorumluluğunda ve bizim de bu konuda yetkililerle işbirliğine gitmemize bağlı.

Buna karşın iki önemli limit daha var ki, o yasaları, MAK’ı ve yetkilileri ilgilendirmiyor. Doğrudan biz avcıları ilgilendiriyor.

Bu limitlerden birincisi, bireysel avcılığımızın kalitesini bir üst limite taşımak.

Artık avcılık sadece haftasonu değişiklik olsun diye yapılan bir uğraş olmaktan çıktı. Belge yükümlülükleri ile, verdiğimiz harç paraları ile avcılık artık neredeyse profesyonel bir uğraş haline geldi. Kaçak avcılık yapmıyorsanız, bu işe zaman, para ve efor harcamanız zaruri. Efor derken keklik peşinde dağda harcadığınız efordan bahsetmiyorum. Mal Müdürlüğü ve Sağlık Ocağı arasında koştururken harcadığınız efor ve sabır gücünden söz ediyorum. Hal böyle iken sonuçta çıktığımız av gününde aktivitelerimizin daha kaliteli ve üst limitte olması gerekiyor.

Üst başımıza önem veriyoruz, ava gittiğimiz aracımıza önem veriyoruz. Ava çıktığımız tüfeğimize ve köpeğimize en üst düzeyde önem veriyoruz.

Sözün burasında bir parantez açıp ülkemizde av köpeği standartlarını ve av köpekleri bilgisini üst limitlere taşıyan av köpeği uzmanlarımıza ve bu konuda zamanını ve parasını harcayan örgütlenmelere şükranlarımı sunmak isterim. Halen birçok sorunlarımız ve eksikliklerimiz olsa da, son 10 yılda bu konuda yaşanan devrim niteliğindeki gelişmelerle, yılların eksiklikleri kısa sürede giderilmeye başlanmıştır. Artık taşranın en ücra köşelerindeki avcılarımız dahi, şecere kelimesinin anlamını bilmekte ve artık daha az sayıda cinsi belli olmayan köpekler ortada dolaşmaktadır. Av köpeği duayenlerimiz ve KIF gibi kuruluşlarımızın bu bilgiyi ve uzmanlığı daha ileri noktalara taşıyacaklarına inanıyorum.

Silah konusunda ise ülkemizin eskiden beri bir geri kalmışlığı ve eksikliği yoktu. Ülkemizde her dönemde en yeni ve en güzel tüfekler var olmuştu, yerli sanayimizin de gelişmesiyle bu konuda dünyada isim sahibi olduk.

Avlarımızda kalite açısından limite ulaşamadığımız konulardan birisi av hayvanı olagelmiştir. Eski avcılardan o bol dönemlerin sohbetlerini duyarak büyüyen bizim avcı neslimiz, avlaklara çıktığında birkaç parça keklik gördüğünde kendini şanslı sayar hale gelmiştir. Kekliği sadece örnek olarak veriyorum ve aslında da çok güzel bir örnek ve gösterge olduğu için belirtiyorum. Avcılarımız av hayvanı konusunda da üst limitlere geçmek için artık konuyu devletten alıp bir şeyler yapmak noktasına gelmişlerdir. Bakanlığımız DKMP Genel Müdürlüğünün de çalışmaları sayesinde artık kulüpler avlak sahibi olabilmektedirler. Devlet bu avlaklara üretim imkanı ve destekleyici damızlık hayvan da temin edebilmektedir. Bu önemli bir destektir. Hep ifade etmeye çalıştığım gibi, av hayvanı konusunda esas gerekli olan iyi bir habitattır. Av hayvanı yerleştirilmesi işi son derece hassas bir meseledir. Uzman olan kişilerin desteğinde ve kontrollü bir şekilde yapılması önem arz etmektedir.

Bu konu bir tarafa, av kulüplerimizin kendilerine ait avlaklara sahip olması düşüncesi bile insanı keyiflendirmeye yeter. Bu seçilecek mekanların sadece yaban hayatına ayrılacağı ve bu şekilde yapılaşmadan, madencilikten, zararlı tarımsal uygulamalardan korunacağının düşünülmesi bile bunun desteklenmesi için yeterli bir neden olmalıdır. Avcılığımızın bir üst limite çıkarılması için bu imkanın değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Bunun dışında hep hayal ettiğim, avcılarımızın kulüp halinde veya bireysel olarak hareket edip, en yakınlarındaki sorunlu avlakları ele alarak düzeltmeye çalışmaları olacaktır. Size yakın olan ve ava gittiğiniz avlakların sorunlarını en iyi bilenlerden birisi sizsiniz. Göl kirleniyor mu? Sulak alan kurutuluyor mu? Orman yapılaşma tehdidi altında mı? Bu tür sorunlara karşı önlem almaya çalışan avcıları görmek hayattaki en büyük dileklerimden birisi. Kendim de bunu yerel çapta ve ulusal düzeyde yapmaya çalışıyorum.

Her zaman sözünü ettiğim bir başka husus da gençlerimizin avcılığa kazandırılması hususudur. Avcılarımız ava çıkarken “her sezon bir genci avcılığa kazandırmak” hedefini akıllarında tutarlarsa avlaklarda her sene daha fazla genç göreceğimizden eminim. Bunun yararı, idareden ve politikacılardan ava dair, yaban hayatına dair bir şeyler isterken görülecektir. Avcılar “nesli tükenmekte olan ve medeniyet dışı bir grup” olarak görülmekten kurtulacaklardır. Öte yandan artık enerjisini kaybetmiş ve sadece okey masasında eski anılar eşliğinde sohbet yapılan mekânlar haline gelme riski ile karşı karşıya kalan kulüplere de yeni bir hayat nefesi üflenmiş olacaktır.

Bir diğer limit de, avcıların kamuoyundaki görünürlükleri olmalıdır. Modern zamanlarda “imaj” denilen bu husus, özellikle bizim gibi toplumun desteğine her zaman ihtiyaç duyan kesimler için çok önemlidir. Kamuoyunda, basında görünümümüz şu anda pek iyi durumda değildir ve üst limite çıkma ihtiyacı vardır.

Artık, “ben avıma bakarım” demekle olmadığı anlaşılmaktadır. Avımıza bakmakla bugüne kadar geldik, neredeyse avcılığa vurmayan köşe yazarı kalmadı. Dilimiz döndüğünce hepsine laf yetiştiriyoruz ama mesele o değil. Artık imajımızı düzeltmeli ve tabir caizse daha fazla “yandaş” kazanmalıyız. Yoksa her gün okulda hakkımızda yalan yanlış şeyler öğretilen çocuklarımız bize gelip “Baba (veya anne) neden zavallı hayvanları öldürüyorsun?” diye soracaklar.

Ýmajımızı nasıl düzeltiriz?

Öncelikle kendimize çeki düzen vermeliyiz. Av esnasında ve avdan sonra çektiğimiz fotoğraflara özen göstermeliyiz. Affedersiniz, mağara adamı gibi ava gitmeyi ve aynı şekilde resimler çektirmeyi bırakmamız lazım. Tipimizi düzeltmeliyiz. Artık birbirimize “çok av vurabildiğimizi” ispat etmek için araçların üstüne kuşları dizip yanına geçmeyi bırakmalıyız. Mesele av hayvanında limiti bulmak değil, av keyfinde limiti aşmak. En azından çok vurduğumuzu kimseye ispat etmeyelim. Malumunuz çektiğimiz ve paylaştığımız fotoğraflar internette gezecek ve imajımıza olumlu veya olumsuz katkı yapacak. Bunu kendimi eleştirmek amacıyla da söylüyorum. Avlarımızın fotoğraflarını çekmeyelim anlamına gelmesin. Artık av gününden arta kalan, ölü hayvan resimlerinden farklı resimler de olabilmeli. Örneğin avlağın durumu bizi hiç ilgilendirmiyor mu? Geçen sene nasıldı, bu sene nasıl gördünüz? Ördek avladığınız göl çekiliyor mu? Geçen sene resimlerinizde görünen ağaçlar kesilmiş mi? Bu gibi unsurlar sonuçta bizi bu gibi konuları konuşmaya da götürecek.

Buradan imajımıza yönelik en önemli konulardan birine geçmek istiyorum. Avımıza bakarken azıcık da olsa kamuoyunda tartışılan ve eninde sonunda gelip bizim avımızı etkileyen konulara da ilgi göstermemiz gerek diye düşünüyorum.

Örneğin şöyle bir haber başlığı fena mı olurdu?

Ankara Çankaya Avcılar Derneği Gölbaşı’nın Kirliliği konusunda uyarıda bulundu.

Böyle bir şey yok tabii, örnek olsun diye veriyorum. Avcılıkla ilgili haberler, hep “avcı domuz avında arkadaşını vurdu” veya “Avcılar Derneği artan domuzlara karşı sürek avı düzenledi” olagelmekte. Artık bunun değişmesi gerekiyor. Ýçinde bulunduğumuz coğrafyanın ekolojik sorunlarına el atmalı ve görüş belirtmeliyiz. Bu sonuçta hem avlaklarımız ve avımız için yararlı olacak, hem de imajımıza olumlu katkıda bulunacaktır.

Artık av limitlerini doldurma peşinde koşmak yerine, avcılığımızın kalite limitini bir üst düzeye ulaştırmak isteyen avcılarımızın sayısının artmasını diliyorum.

Mehmet Ekizoğlu

Mehmet EKİZOĞLU
1973 Yenipazar AYDIN

Çevrimdışı Cüneyt NOYAN

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 3038
  • Karma: 0
  • YA OLDUĞUN GİBİ GÖRܓN YADA GÖRܓNDܓĞܓN GİBİ OL.....
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #1 : 20 Aralık 2010, 21:25:59 »
onerıler ve bu konudakı hassaıyetlere sonuna kadar katıılıyorum.ama kendı adıma avcılıga en buyuk zararı yıne avcı verıyor .bu benım degısmez fıkrım.biz kendımızı degıstırmeden ki herkes kednınden sorumlu en basta.hıc bıseyın degısmeyecegını dusunuyorum. umuyorum kı hersey duzelır eski gunlerdekı gıbı olur.ama malumunuz artık kalıtelı av yapma muhabbeti olmadıgı kalıtenın vurulan av mıktarı oldugu asıkar olan bır ulkede yasıyoruz...
Cüneyt NOYAN
1977 Çeşme İZMİR


Çevrimdışı Cem ALOĞLU

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 240
  • Karma: 0
  • " SEVGİ-SAYGI-HOŞGÖRܓ "
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #2 : 20 Aralık 2010, 21:53:31 »
                Mehmet bey biraz alışılmış bir cümle olacak ama yazınıza harfiyen katılmamak elde değil,kıyafet malzeme konusunda çağa ayak uydurduğumuz gibi fikirlerimizi ve uygulamalarımızıda modernize etmemiz gerekiyor.Malesefki ülkemizde aklına gelen zaten avcıya ''kör taşı'' gibi takılıp duruyor bizlerinde taşı ulu orta bırakmamamız gerekir diye düşünüyorum.Belki yaptıklarımızda kanunsuz bir icraat yok ama canlı hayvan olayını hassaslaştıranlardan dolayı dikkatli olmakta fayda var.. ;)
Cem ALOĞLU
A Rh + 1968 Karamürsel KOCAELİ

Çevrimdışı Vahdet TOKAY

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 5725
  • Karma: 0
    • Google'a sor o beni tanıyor:):):)
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #3 : 21 Aralık 2010, 05:30:20 »
bencede yazıya katılmamak mümkün değil de;!!!

sadece avcılar bunlara dikkat etmek ve çekmekle kalmayıp adilen ve çekilen dikkatler sonucu,gazetelere haber olmak ve haberleri takip etmenin dışında sosyal paylaşım alanı olan nette,sitelerde ve özelliklede kendi sitemizde açılan birçok av ile alakalı konuda yazılıp çizilen avlak ve doğa ve meralar ile bağlantılı atıfların olduğu konular gelip geçiyorda sadece sanrırım kendi konularımızı ve yazılarımızı takiplede az buçuk kendimizde kabahatli olup sayılıp suçluluk payımız olup örtmeye çalışıyoruz gibide geliyor dersem umarım tepki çekmem.

nice yazılar oldu çekilen sular ile kuruyan göller ile meralara atılan çöpler ile çiftçilerin atık bıraktığı zirai ilaçlar ile,,, vs.

niye bu tip konuları yazıp eklemeler yapıp ilavelerle gündemde tutmaya çalışmayız da yenilerini yazmakla zaman harcarız onu anlamakta zorlanırım.

evet üst limitlere çıkarmak ve çekmek tabiiki iyi ve olmalı da!
herdefasında yeniden başlamak niye???

sağlıcakla...
Vahdet TOKAY
B Rh + 1962  EDİRNE     0 533 779 20 08
https://skydrive.live.com/?sc=photos


UYMAZSA

Çevrimdışı Mehmet EKİZOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 207
  • Karma: 0
    • Mehmet EKİZOĞLU Blog Spot
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #4 : 31 Aralık 2010, 14:54:42 »
Sn Tokay, mesaj alınmıştır, teşekkürler. Mutlu yıllar...

Mehmet Ekizoğlu
Mehmet EKİZOĞLU
1973 Yenipazar AYDIN

Çevrimdışı Ender GİRGİÇ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4668
  • Karma: 0
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #5 : 31 Aralık 2010, 15:33:33 »
avcı ne kadar avlıyacağını her zaman bilir
Ender GİRGİÇ
1971 İSTANBUL 543 457 92 99
            
ŞAMPİYON PARİSİM

Çevrimdışı Yusuf BİÇER

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2034
  • Karma: 0
  • Adanalıyık allahın adamıyık...
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #6 : 07 Ocak 2011, 18:32:17 »
yazınız çok güzel tebrikler
artık bizim Avcılarımızın  imajımızı değiştirmenin zamanı geldi de geçiyor bile
Yusuf BİÇER
0 Rh + 1974 ADANA

Çevrimdışı Kenan PAZARLI

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 2701
  • Karma: -1
Ynt: ÜST LİMİTLER PEŞİNDE
« Yanıtla #7 : 07 Ocak 2011, 19:56:48 »
evet mehmet dostum demekki sıra senin dediğin olaya geldi demekki herşeyin bir sırası var...
Kenan PAZARLI
B Rh + 1967 B.Çekmece İSTANBUL