Gönderen Konu: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ  (Okunma sayısı 4152 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mehmet EKİZOĞLU

  • Bölüm Editörü
  • *
  • İleti: 207
  • Karma: 0
    • Mehmet EKİZOĞLU Blog Spot
YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« : 10 Ağustos 2009, 22:26:13 »
YAÞLI AVCININ ÖLÜMÜ

Meşe ağacının sık dallarından birine, gaipten gelmiş gibi birden konan karatavuk, “cok cok cok” sesleri çıkararak çevresini izlemeye başladı. Altın sarısı gagasını sertçe dala sürten kuş, ağacın dibinde oturan hareketsiz avcıyı farketmekte gecikmedi. Bir anlık beklemeden sonra, kendisini güvende hissedeceği başka bir ağaca doğru uçarken tiz çığlığı dağın yamacında yankılandı.

Avcı meşe ağacının dibinde oturmuştu. Gözleri batmakta olan güneşin ışınlarının günün son ışıklarını saçtığı zeytin, pırnar çalısı ve meşe ağaçlarıyla bezeli yamaçlarda geziniyordu. Gözleri hareket etmese, onu bu şekilde gören birisi ölmüş olduğuna hükmedebilirdi. Çevresi kırışıklarla kaplı derin çukurların içindeki bu bir çift göz de canlılığını kaybetmiş gibiydi. Düzgün kesilmemiş kır bıyıklarının alt tarafları sigaradan sararmıştı.

Bu dağlarda bir ömür boyu ne kadar gezmiş olduğunu düşündü. Gençliğinden bu yana avcılık yapmıştı. Görmediği av hayvanı yoktur, diye düşünüyordu. Onun zamanında öyle bıldırcına filan tüfek atılmazdı. Herkes kendi fişeğini kendisi yapardı. Barut zor bulunan bir şeydi. Kaç tane tüfeği, kaç tane köpeği olmuştu. Þimdi elinde kalan eskimiş çiftesine kaydı gözleri. Köpeği yıllar önce ölmüştü. Artık köpek besleyecek parası olmadığından yeni bir köpek de almamıştı. Çok kişiler yavru vermeyi teklif etmiş, ama o almamıştı. Herkes biliyordu, günlük iki somun ekmeğe zor para bulabildiğini...

Tüfeğindeki iki fişekten başka fişeği de yoktu. Onları da kaç aydır saklıyordu. “Bu akşam bir tavşan çıkmalı” dedi kendi kendine... Kaç gündür izlerini takip ediyor, akşamları bu yamaçtaki patikadan geçerek ovaya indiklerini biliyordu. Denk getirebilirse iki üç gün yiyecek yemeği olacaktı. Zamanında her türlü yemeği eksik olmayan, hep birkaç misafir ağırladığı sofralarını düşündü. Derin bir iç çekmek istedi, göğsünde sabahleyin başgösteren ağrı buna müsaade etmedi. Acıdan gözlerini kıstı, bir damla yaş, buruşuk yanaklarına doğru aktı.

Sol kolundaki uyuşma ve ince sızı yüzünden artık tüfeği tutamaz olmuştu. Tüfeğinin namlusunu indirdi. Güneş artık yalnızca tepelerin yüksek kısımlarını aydınlatır olmuştu. Güz serinliği yerini akşam ayazına bırakıyordu. “Þimdi bir ormancı çıksa kaçamam da...” diye düşündü. Bu sene belge alamamıştı. “Kursa gideceksin amca” demişler, ama okuması yazması olmadığı için kursa kabul etmemişlerdi. Halbuki kursa gitmek de istiyordu. Parasını bir şekilde denkleştirecekti. Okuma yazma kursu da açılmamıştı. “Daha kaç sene ava giderim ki oğlum?” diye ısrar etmiş, yine de asık suratlı müdürleri aşamamıştı. Þimdi kaçak avcıydı işte. Avcılığı bırakacak değildi ya? “Bırakmam” dedi kendi kendine...

Güneş dağların ardında kaybolmadan önce bütün dağları kızıla boyamıştı. Soğuk esen rüzgar kuru meşe yapraklarını hışırdatıyor, dere yataklarına kadar girerek birer hayalet gibi dimdik gökyüzüne uzanan yapraksız kavak ağaçlarını sallıyordu.

Çalılar içinde bir süredir etrafı dinleyen tavşan, karanlığın kendini göstermesiyle burnunu dışarı çıkardı. Uzun uzun havayı kokladıktan sonra patikaya ilk adımını korka korka attı. Arka ayakları titriyordu. Ön ayağını bir basıp bir kaldırıyordu. Havada normal olmayan bir koku vardı. Korkuyordu, ama ovadaki lahana tarlasını da aklından çıkaramıyordu. Cesaretle patikanın kenarında ilerlemeye başladı.

Avcı toprak patikada hızla ilerleyen karaltıyı farkettiğinde kalp atışlarının hızlandığını hissetmedi. Tavşan tam vurabileceği mesafede karşısına çıkmış ama onu görmemişti. Hemen tüfeğine davranmak istedi. Ne zamandır acı çektiren göğsündeki ağrı birden şiddetlendi, oturduğu yerde oturamadı. Sanki bir el kalbini tutmuş, sıkıyordu. Kollarına söz geçiremedi. Tüfeği kucağında yana devrildi. Kuru yaprakların üzerine düşünce bütün vücudunun ter içinde olduğunu anladı. Aldığı nefesi vermekte zorlandı yaşlı adam... Gözucuyla tavşanın kaçışını izledi. Belki de bu görüntü, bu dünyada gördüğü son görüntüydü.

Güneşin batışıyla kıpkırmızı olan gökyüzü, ölmekte olan yaşlı adamın acıdan buruşmuş yüzündeki kırışıklıkları daha da bir derin gösteriyordu. Bir ömrü dağlarda geçiren, soğuğa kara, kışa bana mısın demeyen avcı, şimdi soğuk toprakta kaskatı yatıyordu.

Mehmet Ekizoğlu
Mehmet EKİZOĞLU
1973 Yenipazar AYDIN

Çevrimdışı Ömer SܓMER

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 3575
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #1 : 10 Ağustos 2009, 22:49:58 »
Guzel anlatim ve paylasim icin tesekkurler.
Ömer SܓMER
B Rh + 1967 Alaska ABD


Çevrimdışı Harun DERE

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 369
  • Karma: 0
  • Davşan Avcısı
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #2 : 10 Ağustos 2009, 23:27:12 »
güzel bir hikaye emeğinize sağlık...

malum şartlar dinlemiyor bazı eski avcılarda resmen kaçak avcı olmaya itiliyor..

oysaki ufacık bikaç düzenleme ile ne gönüller alınır bu işe aşık olan gocaçınarlar yıpranmaz ama adı büroksasi işte...

hayatımız kağıt üzerine.....
Harun DERE
1977 KܓTAHYA


Çevrimdışı Serkan KARTALKAYA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4499
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #3 : 10 Ağustos 2009, 23:42:14 »
guzel bır hıkaye akıcı bır anlatım emeklerınıze saglık
Serkan KARTALKAYA
A Rh + 1982 Kağıthane İSTANBUL      

Çevrimdışı A.Recai DEMİRCİ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 130
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #4 : 11 Ağustos 2009, 05:15:41 »
  Paylaşım için teşekkürler.
Ahmet Recai DEMİRCİ
1957 Atabey ISPARTA


Çevrimdışı Mustafa EROĞLU

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1791
  • Karma: 0
  • NE MUTLU TܓRKܓM DİYENE
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #5 : 11 Ağustos 2009, 06:40:18 »
duygulumu bi  hikaye
kaleminize sağlık mehmet bey.

Elbet bir gün ya öyle ya böyle bu fani dünyadan bizde göçeceğiz .

Ölümden kaçış yok ,,,
Mustafa EROĞLU
1987 Sarıgöl MANİSA 


Çevrimdışı Cüneyt NOYAN

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 3038
  • Karma: 0
  • YA OLDUĞUN GİBİ GÖRܓN YADA GÖRܓNDܓĞܓN GİBİ OL.....
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #6 : 11 Ağustos 2009, 16:50:36 »
Cüneyt NOYAN
1977 Çeşme İZMİR


Çevrimdışı Ferit ÖZÇELİK

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 216
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #7 : 13 Ağustos 2009, 14:21:25 »
Guzel anlatim ve paylasim icin tesekkurler.elinize sağlık
Ferit ÖZÇELİK
1954 İSTANBUL


Çevrimdışı A.Berke ÇULHA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 810
  • Karma: 0
  • Söylesem Tesiri Yok,Sussam Gönül Razı Değil!!!
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #8 : 13 Ağustos 2009, 14:29:10 »
ellerinize sağlık güzel olmuş duygulandım
A.Berke ÇULHA
B Rh + 1981 Kadirli OSMANİYE
05323378028


Çevrimdışı Necdet TUNA

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 23
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #9 : 13 Ağustos 2009, 22:17:25 »
Emeğinize sağlık
Necdet TUNA
1964 BURSA

Çevrimdışı Kazım AKSOY

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 856
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #10 : 06 Mayıs 2010, 02:57:19 »
Harika paylaşım.
Teşekkürler Mehmet kardeşim.
Kazım AKSOY
A Rh + 1961 Altınoluk BALIKESİR

Çevrimdışı Hakan CENGİZ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 4596
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #11 : 06 Mayıs 2010, 03:23:19 »
gerçekten güzel bir paylaşım Mehmet abi...ellerine sağlık...
Hakan CENGİZ
A Rh + 1971 AYDIN


Çevrimdışı Ekrem GܓNGÖRMEZ

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 3323
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #12 : 06 Mayıs 2010, 03:35:22 »
Harika bi paylaşım,duygulanmamak elde değil  ^-^
Ekrem GܓNGÖRMEZ
1978 Kartal İSTANBUL


Çevrimdışı Mükerrem MEYDAN

  • Dost Avcı
  • *****
  • İleti: 1297
  • Karma: 0
Ynt: YAŞLI AVCININ ÖLÜMÜ
« Yanıtla #13 : 06 Mayıs 2010, 15:10:06 »
Harika bi paylaşım,duygulanmamak elde değil  ^-^
Mükerrem MEYDAN
1975 Kartal İSTANBUL